Site Rengi

Yeni Döngü

Beynimizin Sırları

Beynimizin Sırları
YENİ DÖNGÜ

İnsanoğlu yüzyıllardır kendi ihtiyacı için sürekli bir şeyler keşfetti. Şu gün bile geriye dönüp baktığımızda, o piramitlerin nasıl inşa edildiğini, uzayı nasıl keşfettiğimizi anlamakta güçlük çekiyoruz. Muhteşem bir hesaplama yeteneğine sahip olan insan beyninin sırlarını çözmek için bilim adamları uğraş veriyor. Gelin şimdi insan beyni içindeki sırlara bakalım.

Beynin Yapısı

İnsan beyni yaklaşık 1,5 kilo ağırlığında bir et parçası aslında. Yeryüzünde yaşayan canlılar arasında vücuda oranla en büyük beyin yine insanoğlunda. Tabi ki burada önemli olan beynin büyüklüğü değil, ne kadar nörondan oluştuğudur. Kimsenin nöronları aynı olmamakla, hatta sayılamamakla birlikte yaklaşık olarak 85 milyar olduğu düşünülen nöronlardan bahsediyoruz. Bu nöronların nerede olduğu da ayrı önem teşkil eden bir noktadır. Nörobilimci olan Suzana Herculano Houzel’e göre, bizi hayvanlardan ayıran özel yeteneklerimiz, nöron sayılarının beynin en dıştaki tabakasında fazlaca olmasıyla bağlantılıdır.

Zeki İnsanlarda Beyin Yapısı Farklı mı?

Bilim insanlarına göre zeki insanların beyinlerinde yapısal farklılıklar mevcuttur. Büyük beyinlere sahip olan insanların, diğer insanlara göre daha zeki olduğunu belirtiyorlar. Ancak insan beyni o kadar komplike bir organ ki sadece büyüklük ile zeka belirlenemez.

İnsan beyninde beyaz ve gri maddeler önemli bileşenler olarak görülür. Buradaki gri madde, beynimizde bulunan yaklaşık 85 milyar nöronun ana gövdesinden oluşuyor. Beyaz madde ise, lif görevindedir ve gelen sinyalleri iletir. Beyindeki gri madde ne kadar geniş bir hacime sahipse, karmaşık problemlerin çözümü daha hızlı bulunduğuna dair emareler bulundu. İnsan beyninin ceviz gibi kıvrımlı bir yapıya sahip olması, gri maddeler için en önemli özelliktir. Beynin yüzeyinde bulunan gri maddeler, kıvrımlar sayesinde hücreleri birbirine yaklaştırıyor çok daha hızlı bir iletişim kurmaya başlıyor.

Tüm bu bulgulara rağmen hala tam olarak zekanın, beynin neresinde olduğu bulunamadı. Ancak Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan Goethe Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, beynin bazı görevler sırasında nasıl bir hareket sergilediği incelendi. Bu inceleme sırasında zeka ile doğrudan bağlantılı olan 20 farklı alanlı bir bağlantı keşfettiler. Bu bölgede bulunan gri maddelerin yoğunluğuna göre bazı insanların daha zeki olabileceği sonucu ortaya çıktı.

Harvard Medical School’da görev yapan bilim adamı Emiliano Santarnecchi yayınladığı bir makalede şu sözlere yer verdi. “Manyetik bir uyarı ile beynin verimliliği arttırılması, dolaylı yoldan zekanın gücünün de artacağı anlamına geliyor”. Beynin değişme yeteneğine de vurgu yapan Santarnecchi, bazı insanların beyinleri doğuştan öğrenme ve değişim geçirmede daha yetenekli olduğunu söylüyor.

Beyinin Düşünme Aktivitesi

Beyin düşünme durumundayken nöronlar, öyle bu senin bu benim işim mantığında görev ayrımı yapmazlar. Ortada düşünülecek bir şey varsa, beyin sahip olduğu tüm nöronları kullanır. Yani yaklaşık 85 milyar nöron aynı anda çalışır. Bu da beyinde gerçekleşen düşüncenin altında binlerce neden olabileceğidir.

Bu durumla ilgili, California Üniversitesinde görev yapan Avgusta Shestyuk, düşüncenin tanımını hangi sinir bilimciye sorarsanız sorun hepsinden farklı yanıtlar alırsınız diyor. Pennsylvania Üniversitenden Ethan Solomon ise daha basit bir tabirle düşünceyi, bir veri girişinin beyin tarafından işlenerek çıkması olarak nitelendiriyor.

Çok basit bir düşünme eyleminde dahi, inanılmaz miktarlarda beyinde aktiviteler oluşuyor. İlgili, ilgisiz tüm bölgelerde bir titreşim, hareketlilik oluyor ve buradan da başka bölgelere sinyal göndererek oralarda hareketleniyor. Gönderilen bu sinyalleri ise belirli bir bölge tarafından yönetiliyor. Beynin ne kadar büyük ve ne kadar karmaşık olduğu sadece bu eylemle bile anlaşılıyor.

Beynin Hangi Tarafını Kullandığımızı Nasıl Anlarız

Doğru bildiğimiz yanlışların başında, beynin sağ tarafını yoksa sol tarafını mı kullanıyoruz sorusunun cevabına inanmak geliyor. Beyin tek bir organdır. Yukarıda da beynin yapısında anlatmaya çalıştığımız kısımda nöronlardan bahsetmiştik. Küçücük bir düşüncede bile tüm nöronlar aktif oluyorken, beynin hangi tarafını sormamız biraz saçma olmuyor mu?

Bu şehir efsanesini tabi ki insanlar kendiliğinden çıkarmadılar. 1960’lı yıllarda yapılan araştırmalarda keşfedilen bir takım sebep sonuç ilişkisine dayanıyor. Bu araştırmada bazı işlevler beynin sadece bir tarafında gerçekleşiyordu. Mantık, akıl gibi sistematik beceriler beynin sol tarafıyla, duygu ve müzik yatkınlığı gibi becerilerde sağ tarafla ilişkilendirildi. Bu yüzden de zamanla insanlar, bu yeteneklerden hangilerine sahipse, beynin o tarafını daha fazla kullandığını benimsediler.

Ancak dedik ya doğru bilinen yanlış diye, işte bu durum araştırmalarca da kanıtlanmış. Dil yeteneğimizin olduğu sol taraf olarak gözükse de, o dile duyguyu ve mecazi anlamı veren sağ taraftır. Aynı şekilde yaratıcı düşünce, tek bir tarafın inisiyatifinde olan bir olay değil. Çünkü ortada bir düşünce varsa, beynin tüm nöronları aktif olur. Bu da bize beynin herhangi bir tarafının diğerinden üstün olmadığının ispatını sağlar.

Bu konuya ilgili bilim insanları tarafından testler yapıldı. Utah Üniversitesinde bulunan Jeffrey Anderson, 1000 kişi üzerinde bir araştırma yaptı. Bu araştırmada denekler, verilen bazı görevleri yerine getirirken aynı zamanda beyin taramalarına da bakıldı. Bu araştırmada hiçbir şekilde yarım kürelerin kullanımında birbirinin üzerinde olduğuna dair bir tanıya rastlanmadı.

Beyinde Gizli Yer Bulundu

Yıllardır insan beyni ile ilgili araştırmalar devam ediyor. Sanırım uzun yıllarca da bu araştırmalar sürecek. Çünkü çok karmaşık ve çok komplike bir yapıya sahip olan insan beynini anlamak sanıldığından daha zor. Washington Üniversitesi Nörolojik Bilim dalı profesörü olan Ed Lein, beyni çözmek ve nasıl çalıştığını anlamak için detaylı haritasını çıkartmak için uğraşıyor.

Bir başka sinir bilimci George Paxinos ise yaptığı araştırmada beynin gizli kalmış bölgesini keşfetmeyi başardı. Endorestiform Çekirdek adını verdiği bu bölge, omurilik ile beyin arasında köprü görevi gören sinir liflerinin içinde bulunuyor. Bu bölgenin de dengeyi sağlamak, müzik aletleri çalabilmek, iyi spor yapmak gibi yeteneklerin kontrol edilmesini sağladığını düşünüyor.

Paxinos tarafından bulunan bu gizli kalmış bölgenin sadece insanlarda olması, tüm canlılar arasında eşsiz olmamızı sağlayan özelliklerden biridir. Bulunan bu keşfin, bulunduğu bölge ile alakalı olarak Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcı olacağı düşünülüyor.

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Bilim
Yıldızlar Neden Yanıp Söner Gibi Görünür

Hepimiz zaman zaman bilerek ya da farkında olmadan gözlerimizi gökyüzüne dikeriz. Ve her seferinde sanki yıldızlar göz kırpar gibi titreşirler...

COVID-19 Mitleri Ve Gerçekler Hakkında Daha Fazla Soru Ve Cevap

COVID -19 Salgınının kabus gibi üzerimize çöktüğü bu günlerde doğal olarak çeşitli kaynaklardan yanlış bilgi akışına maruz kalıyoruz. Girdiğimiz hemen...

Dünyada ki karınca çeşitleri
Dünya da Kaç Çeşit Karınca Var?

Evet, Dünya da kaç çeşit karınca var? Bu soru insanlık tarihi boyunca sürekli sorulup durulan en net sorulardan bir tanesidir....

Kapat