Çelişkiler - Yeni DöngüYeni Döngü

28 Şubat 2021 - 12:36

Çelişkiler

Çelişkiler
Son Güncelleme :

27 Ekim 2020 - 20:21

138 views

Çelişki kavramı, çelişme yani bir ya da birden fazla şeyin birbirini tutmama durumu olarak tanımlanabilir. Burada tutmamadan kasıt ise benzerlik göstermeme anlamına gelmektedir. Çelişkiler yaşadığımız hayatın her anında karşımıza çıkmaktadır. Bazı bilim dallarının alt konusu olarak araştırılmış ve bazı kuramlar oluşturulmuştur.

Analitik Felsefede Çelişkilerin Yeri (Klasik Mantık)

 Analitik felsefenin gelişmesine yardımcı olmuş olan “klasik mantık”, çelişki kavramını incelemiştir. Klasik mantıkta çelişki, ortaya atılmış olan birden fazla önermenin olduğu bir ortamda, önermelerin benzerlik göstermemesi ve uyumsuz olması durumudur. Böyle bir durumda çelişkili olduğunu düşündüğünüz önermelerden ikisini alıp değerlendirdiğinizde yani karşılaştırdığınızda ve elde ettiğiniz verileri incelediğinizde birbiri ile ters iki mantıksal sonuç ortaya çıkmaktadır.

Klasik mantıkta çelişkili iki önerme bir arada incelenerek değerlendirildiğinde genellikle birbirine zıt sonuçlar doğurmaktadır. Yani birisi negatif ise diğeri pozitiftir gibi bir sonuç elde edilir.

Sosyal Psikolojide Çelişkilerin Yeri (Bilişsel Çelişki Kuramı)

Çelişkiler konusu sosyal psikoloji içinde de kendine yer bulmuştur. Sosyal psikolojide toplumların psikolojisi incelenmektedir. Toplumu oluşturan bireylerin her biri tarafından benimsenmiş tutumlar vardır. Tutum kavramı, bireyin herhangi bir olaya karşı bakış açısının veya davranışlarının hep aynı şekilde tutarlı olması anlamına gelmektedir.

Sosyal psikoloji içerisinde çelişki kavramı, “bilişsel çelişki kuramı” ile yer almaktadır. Bilişsel çelişki kuramına göre, bir bireyin geçmişte elde etmiş olduğu deneyimler şu anki davranışlarını ve düşüncelerini belirlemesine yardımcı olmaktadır. Taraftarı olduğumuz futbol takımını veya desteklediğimiz herhangi bir siyasi partiyi seçmemizdeki sebepler geçmişte elde ettiğimiz değer yargılarına bağlı olmaktadır.

Bireyler belirli zaman dilimlerinde geçmişten günümüze kadar savunduğu düşüncelere ve davranışlara tam zıt gelebilecek durumlarla karşılaşabilir. Böyle bir durumda bazı çelişkiler ortaya çıkmaktadır.

Bireyin düşünce ve davranışlarına ters gelen durumların olduğu bir ortam oluşursa, birey bilişsel çelişki yaşamaya başlar. Bireyler kendi düşüncelerinden, davranışlarından ya da inançlarından vazgeçmemek adına karşılaştıkları bu zıt durumları ret edebilirler.

Bireyin tutumlarını oluşturan düşünce ve davranışları hatta inanışları ne kadar yanlış olursa olsun karşılaştığı zıt durumu kabul edememe dürtüsü yaşayabilir. Bu durum bireyi bilişsel çelişki yaşadığı zıt durumu kabul etmeme eğilimine sürükleyebilir. Birey kendi tutumlarına yönelik düşünceleriyle zıt duruma karşı bir savunma mekanizması geliştirebilir ve onu yok etmeye de çalışabilir. Çünkü bir birey tutum ve davranışlarından kolayca vazgeçemez.

Sigara içme alışkanlığı olan birisinin sigaranın zararlarını biliyor olmasına rağmen içmeye devam etmesi, kendisinin başkaları tarafından sigaranın zararları hakkında uyarıldığı zamanlarda çeşitli savunma mekanizmalarıyla sigara alışkanlığının zararlı bir durum olmadığını ispat etmeye çalışması bu duruma bir örnek olarak gösterilebilir.

Psikolojide Çelişkilerin Yeri (Bilişsel Tutarsızlık Kuramı)

Çelişkiler kavramı psikolojide “bilişsel tutarsızlık kuramı” ile karşımıza çıkmaktadır. Bireyin tutum ve davranışlarından kolayca vazgeçemediğinden bahsetmiştik. Bireyin tutumları istikrarlı bir eğilim göstermesine yol açmaktadır. Değişkenlikler göstermemektedir.

Birey tutumlarına yönelik bir çelişki yaşadığı durumda, bu çelişkiyi ortadan kaldırmak ve tutumlarının istikrarının bozulmasını engellemek için geçici bir düşünce ve davranış modeli sergiler. Böylece birey tamamı ile kendine ait olan davranış, düşünce ve inançları tekrar dengeye sokabilir hale gelmektedir. Birey yaşadığı çelişkiyi ortadan kaldırıp tutumları üzerine dengeyi yeniden sağlayabilmektedir.

Bu tür yaşanan çelişkiler konusuna bir örnek verelim. Derslerinde çok başarılı çalışkan bir öğrencinin bir grup tembel arkadaşı ile aynı ortamda bir sınava hazırlanacağını düşünelim. Tembel olan öğrencilerin dersten başka şeylerle ilgilenerek çalışkan olan öğrencinin dikkatini dağıttığını ve çalışkan öğrencinin ders çalışmasını engellediğini varsayalım. Bunun sonucu, çalışkan öğrencinin de ders çalışmaktan vazgeçmesi ve kendi kendine diğer sınavda daha başarılı olur bu dersten geçerim diyerek kendini rahatlatması bu kurama bir örnek olarak gösterilebilir.

Çelişkiler kavramı sonucu ortaya atılan bilişsel çelişki ile bilişsel tutarsızlık arasında çok ince bir fark söz konusudur. Bilişsel çelişkide birey sergilediği tutum yanlış olsa bile ondan vazgeçemez ve o tutumu sergilemeye devam eder. Bunun için zihninde sürekli kullanacağı bir savunma mekanizması oluşturur. Bilişsel tutarsızlıkta ise birey tutumları ile çelişen yanlış duruma yönelik geçici bir savunma mekanizması oluşturur ve dengeyi sağlar. Sonrasında yine herkes tarafından doğru kabul edilmiş tutumuna geri dönüş yapar.

Herkes Tarafından Farkına Varılamayan Çelişkiler

Her bireyin hayatı, tutum ve davranışları, düşünceleri ve inançları farklı olmakla birlikte ortak özelliklerde göstermektedir. Ortak özellikleri oldukça fazla olan bireylerin bir arada olduğu gruplara genelde toplum denmektedir. Bazı zamanlarda toplum içerisinde bir bireyin yaşantısında karşılaştığı bazı çelişkiler, başka bir birey tarafından aynı şekilde algılanamayabilir.

Bir bireyin yaşam içerisinde kendisi ile alakalı olmayan bir çelişkiyi fark etmesi başka bir bireyinde bunu fark edememesi mümkündür. Bunun sebebi tamamı ile bireyin geçmişten günümüze kadar yaşamış olduğu deneyimlere bağlıdır.

Aşırı soğuk ve yağmurlu bir havada aynı futbol takımını destekleyen taraftarların bir arada takımlarının maçını izlemek üzere tribünleri doldurduğunu düşünelim. Taraftarların bir kısmı stres atmak amacı ile orada iken diğer bir kısmı takımını desteklemek içgüdüsü ile orada olmaktadır. Bazı taraftarlar ise yaşanan coşkuya kapılmak ve eğlenmek için kalabalık arasında yer almıştır. Bu taraftarların her birinin yaşanmışlıkları farklılık gösterebilmektedir.

Binlerce kişinin bulunduğu o ortamda yaşanan çelişkiler ise her bireyin algılayabileceği türden değildir. Taraftarların çoğu sadece maça odaklanmışken içlerinden bazıları hariç olmak üzere diğerlerinin farkına varamadığı bazı çelişen durumlardan bahsedelim. Örnek olarak o soğuk ve yağmurlu havada futbolcuların, polislerin, güvenlik görevlilerinin, kameramanların veya top toplayıcı küçük çocukların mesleğini icra ettiğinin çoğu insan farkına varamaz.

O sırada meslek icabı orada olan bir görevlinin yüzündeki sıkıntılı ifadeyi göremez. Çünkü bakmaz. Baksa da algılayamaz. O görevlinin belki bir sorunu olmasına rağmen orada olduğu ve işini yapmak zorunda kaldığını anlayamaz.

Çelişkiler bununla da bitmez. İnsanların ne zor şartlarda çalışmak zorunda olduğunu bazıları dışında o esnada aklına hiç kimse getiremez.  Futbolcular denince akla çok para kazandıkları ve popüler oldukları gelir. Yağmur, kar, hastalık demeden dokuz veya on ay boyunca aralıksız yapmış oldukları antrenman ve maçlar, özel hayatlarındaki her insanın yaşayabileceği sıkıntılar, sakatlanırsa para kazandığı mesleğinin sona ereceği çok fazla kişi tarafından algılanamaz.

Stadyumdaki her görevlinin farklı bir sorunu olabileceğini çoğu kişi düşünemez. Belki birisinin acı bir kaybı olmasına rağmen orada olduğunu ya da bir yakının mesela çocuğunun hasta olmasına rağmen işini yapmak zorunda kaldığının birçok kişi tarafından algılanması söz konusu değildir.

Bir kameramanın, polisin, güvenlik görevlisinin ya da küçük yaştaki o top toplayıcı çocuğun sadece işini yaptığı için saatlerce hasta olma pahasına yağmur altında beklemek zorunda olduğunu çoğu kimse düşünemeyecektir.

Bu tür çelişkiler o tribündeki bazı bireyler tarafından algılanabilir. Bunun sebebi benzer tutum ve davranışlara sahip olmak değil benzer yaşanmışlıklara sahip olmaktır.

Bir birey başka bir bireyin yaşanmışlıklarına yönelik düşüncelerini öğrenmeye başladığında o iki birey arasında hiçbir yaşanacak çelişki kalmayacaktır. Bu paylaşım topluma yayıldığı zaman o toplumda bireylerin kendisi ile çelişmesi dışında başka hiçbir çelişkiye yer kalmayacaktır.

Çelişkiler konusunda birçok örnek verilebilir. Bir insanın neler yaşadığını ya da o esnada neler yaşıyor olabileceğini düşünmek ve anlamaya çalışmak zor değildir. Empati yapmaya çalışarak kendi dışındaki her bireyi anlama kabiliyetine herkes sahiptir.

Yılbaşı akşamları hastanede bir kameraman ile muhabirin yeni doğan bir çocuğu haber yapmaya çalışması ve herkes tarafından bu haberin televizyondan izlenmesi. Yılbaşı kutlaması için herkes eğlenirken o kameraman ve muhabirin o esnada sevdikleri ile bir arada olamaması ve işlerini yapıyor olması bir çelişki midir? Yoksa yeni doğan bebeği haber yapmaya çalışmaları bir çelişki midir? Ya da daha derin düşünelim yeni yılın ilk bebeğini haber yapmak mı yoksa yeni yılı göremeyen ve vefat eden birini herkes eğleniyor diye haber yapmamak mı? Siz karar verin.

Üzüntülerin olduğu yerde sevinçlerde vardır. Birisinin üzüldüğü şeye başka birisi sevinebilir ve bu durumun tam tersi de söz konusu olabilir.  Yeter ki düşünün ve hayatınızda çok fazla çelişki ile yaşamayın. Çelişkiler hayatınızın her noktasında karşınıza çıkacaktır. Çünkü yaşamın kendisi bir çelişkidir. Hayatınızda ne kadar az çelişkiye yer verirseniz o kadar anlaşılır olursunuz.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Önceki yazıyı okuyun:
X-Işını Teleskopu Çarpık Evren Teorisini Oluşturdu!

Bilim adamları gün geçmiyor ki yeni bir keşif, yeni bir araştırma ve yeni bir teori ile karşımıza çıkmaya devam ediyorlar....

Kapat