Site Rengi

Yeni Döngü

Dünya Üzerinde Ziyaret Edilmesi Yasak Olan 10 Yer

Dünya Üzerinde Ziyaret Edilmesi Yasak Olan 10 Yer
YENİ DÖNGÜ

İnsanlık tarihinin geçmişine bakıldığında gizemli olarak kalan birçok yer bulunabilir. Ancak modern zamanlarda dünyanın her santimetresine vakti, parası ve arzusu olan herkesin erişebileceği biliniyor. Bunlara rağmen yine de insanlar için yasak olan birçok yer var.

1.      Lascaux Mağaraları Antik Mağara Tablolarını İçeriyor

Güney Fransa’nın Dordogne Vadisi’nin derinliklerinde çok sayıda eski tarihi sırları saklayan mağaralar var. Lascaux Mağaraları ilk olarak 1940 yılında 13 yaşındaki bir grup erkek ve yanlarındaki bir köpek tarafından bulundu. Bu mağaralar insanlık tarihindeki en eski çizimlerin bazılarını içerirler ve bu keşiften sonra turistler mağarayı görmek için buraya akın ederler. Ne yazık ki mağaralarda bu eski sanat eserlerini yavaşça yok eden nadir bir mantar türü bulunur.

1963’te mağaraların halka kapatılmasına karar verildi. Çünkü mağarayı daha fazla insanın ziyaret etmesi vücutlarının ısısıyla nemin artmasına, mantarlarla ilgili sorunun büyümesine ve resimleri tehlikeye atmasına sebep oluyordu. Şimdi, hiç kimsenin içeri girmemesi için mağaraları tam zamanlı olarak izleyen güvenlik görevlileri var ve birkaç kez mağaralar içinde devriye geziyorlar.

2010 yılında, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve çevredeki sekiz kişi buradaki sanat eserlerini görmek için mağaraları gezdi. Bu gezi ardından bir tartışma başlattı. Çünkü birçok kişi Cumhurbaşkanı olsanız bile kurallarda istisnalar olmaması gerektiğini düşündü.

2.      Gizli Vatikan Arşivlerine Sadece Bazı Seçkin Kişiler Girebilir

Vatikan’ın içinde, binlerce yıl öncesine ait gizli belgelerle dolu Gizli Arşivler var. Modern tarihte pek çok insan için Papa arşive erişebilecek tek insan olarak biliniyor. 1881’de kurallar, birkaç seçilmiş Katolik alimin Vatikan Gizli Arşivleri incelemesine izin verecek şekilde değiştirildi. Ancak Papa’dan izin almayı içeren bir inceleme sürecinin geçilmesi gerekiyordu. O zaman bile arşivlere giren araştırmacıların en gencinin 75 yaşında olduğu düşünülüyor. Bu arşive giren kişilerin arşiv sırlarını açıklanmadan önce büyük olasılıkla vefat etmiş olduklarını göstermekte. Yakın zamanda arşive birilerinin girebilmesi şimdilik imkansız görünüyor.

Elbette sırların olduğu her yerde, komplo teorileri de boldur. Bazı insanlar Vatikan’ın uzaylılara ait kanıtları sakladığına inanıyor. 2010’da Dan Brown, Angels and Demons kitabını yayınladığı zaman, Vatikan’ın tam olarak ne saklamaya çalıştığını sorgulamaya başladı. Nihayet 2012’de arşivde bulunan ünlü belgelerin bazılarının gazetecilerle paylaşıldığı bir sergi düzenlediler.

3.      Kuzey Sentinel Adası’nda Dış Dünyadan İzole Bir Kabile Yaşıyor

Kuzey Sentinel Adası, Hindistan açıklarında, Bengal Körfezi’nde bulunuyor. Marco Polo, Sentinel halkının yamyam olduğunu iddia ederek kitabında bu adadan bahsetti. 1800’lerde adaya bir gemi yanaştı ve mürettebatın neredeyse tamamı yerliler tarafından öldürüldü. İtibarı bu adayı dış dünyadan iyice uzaklaştırdı. Yıllar geçtikçe yalnızca yaklaşık 150 yerlinin adada yaşadığına inanılıyor.

1970’lerde National Geographic adada bir belgesel çekmeye çalıştı ancak yönetmen bir mızrakla engellendi. O zamandan beri adaya erişim kesinlikle yasak ve adaya hiç kimsenin gitmemesi gerektiği biliniyor. Ancak bir misyonerin yerli halkı Hristiyanlık dinine sokmak amacıyla 2018’de adaya gitmesi engellenemedi ve adaya yasadışı yoldan çıktıktan sonra öldürüldü.

4.      Surtsey Adası Aktif Bir Volkandır

1963’te İzlanda kıyılarından birkaç kilometre uzakta ve küçük bir ada oluştu. İskandinav Jotunn Surtr’den sonra, Dünya’ya ateş ve kıvılcım getiren bu volkan Ragnarok’ta önemli bir oyuncu olan Surtsey adını aldı. Volkan o zamandan beri aktif kalmaya devam ediyor. 2010 yılında, adadaki volkanın patladığını ve kül bulutunun etrafa yayılması sebebiyle büyük uçak trafiğinin küller dağılıncaya kadar askıya alındığını hatırlayabilirsiniz.

Şu an itibariyle adayı ziyaret eden insanlar sadece İzlanda hükümetinden izin alan bilim adamları. Adada doğal olarak ne olduğunu incelemek onlar için önemlidir. Hangi hayvanların ve bitki örtüsünün doğal olarak oraya girdiğini bulmak istiyorlar. Belki bir gün turistler burayı ziyaret edebilecekler ancak şu an itibariyle ada hala halka kapalıdır.

5.      Avustralya’daki Pine Gap Tesisi Amerikan Casuslarını Barındırıyor

Alice Springs, Avustralya’da Pine Gap adlı bir Ortak Savunma Tesisi Amerikan ordusuna ev sahipliği yapıyor. İlk kez 1966 yılında bir uzay araştırma laboratuvarı olarak inşa edildi. ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’na göre üs artık nükleer silahları izleyen, hava saldırılarını tespit eden ve diğer başka bilgileri toplayan uyduları kontrol etmek için kullanılıyor. Kabaca 600 ABD vatandaşı bu üs de yaşıyor ve Avustralya toplumunun geri kalanıyla bütünleşiyorlar. Ancak, gerekli güvenlik izni olmadan içeriye kimse giremiyor.

Bununla birlikte, topraklarını kullanmaya gelen Amerikalılardan çok da mutlu olmayan bazı Avustralya vatandaşlarının olması şaşırtıcı değil. Bu gizli üs, gitmesini isteyen savaş karşıtı protestocular için bir hedef haline geldi. Bazı Avustralyalılar, burada görev yapan Amerikalılara barış ve sevgilerini göstermek istediklerini iddia ederek üsse girmeye çalıştı. Tesise girmeye çalışan herkes yedi yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor.

6.      Dünya Liderleri, Dünyanın Sonundaki Hava Dağına Kaçacaklar

Soğuk Savaş sırasında Hava Dağı Acil Durum Operasyon Merkezi, ABD hükümetinin FEMA programı tarafından dünya liderlerinin nükleer kıyamet durumunda kaçabilecekleri bir yer olarak inşa edildi. 600.000 metrekarelik bu yeraltı tesisi, Blue Ridge Dağları’nda, Washington DC’den 48 mil uzakta, güvenli bir şekilde durmakta. Bir nükleer serpintiye maruz kalmamız durumunda kendi ateş ve polis gücüne, kendi kurallarına ve toplumu yeniden inşa etmek için bol miktarda donanıma sahiptir. Tabii ki, nükleer kıyametten kaçınılıyor (en azından şimdilik) ve 1960’lardan kalan bütün bu tesis boşa gitti.

Ancak bugün Hava Dağı politikacılar için güvenli alan olarak günümüzde hala var. 11 Eylül 2001’de New York’taki İkiz Kulelere yapılan terörist saldırıların ardından ülkedeki en önemli hükümet yetkililerinden bazıları Hava Dağı’na doğru yöneldi. Yine de sıradan insanların tesisi ziyaret etmelerine izin verilmiyor ve bu yüzden sadece hayallerimizde bırakmak zorunda kalacağız.

7.      Eğer Queimada Grande Adası’na Ayak Basarsanız Muhtemelen Ölürsünüz

Queimada Grande Adası, Brezilya’nın Sao Paulo sahilinin hemen açıklarındadır. Aynı zamanda “Yılan Adası” olarak da bilinir. Çünkü buralarda binlerce yılanın yaşadığı tahmin edilmektedir. Sadece bu adada var olan Altın Lancehead Viper yılanının zehri, herhangi bir yılandan beş kat daha güçlüdür ve bir tanesi ısırırsa bir saatten az bir sürede insanı öldürebilir. Burası dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri olarak adlandırılıyor.

Kimse yılanların oraya nasıl geldiğinden bile emin değil. Söylentiler korsanların adaya bir hazine gömdüğünü ve kimsenin hazineye ulaşamayacağından emin olmak için bu yılanları buraya getirdiklerini anlatıyor. Ama bu elbette sadece bir efsane. Yıllarca adada fener bekçisi ve kızı dışında kimse yaşamıyordu. Ancak, ikisi de yılanlar tarafından öldürüldü. Şimdi Brezilya donanması, burada bulunan ve tamamen otomatik olan deniz fenerinin çalıştığından emin olmak için yılda bir kez adayı ziyaret ediyor. Vice News kanalı donanma yetkilileriyle birlikte buraya giderek bir belgesel çekmeye karar verdi. Böylece adanın ve elbette yılanların son derece nadir görüntülerini elde edebildiler.

8.      Gruinard Adası’nda Ölümü Yakalayacaksınız

İskoçya kıyılarında, Gruinard Adası ölümcül hastalıklar üzerine testler yapmak için İngiliz hükümeti tarafından satın alındı. İlk denemeler, hastalıklı koyun sürülerinin üstünde tozla dolu bombaların patlatılmasıyla başladı ve bilim adamları daha sonra hasarı denetleyeceklerdi. II. Dünya Savaşı’nın ardından İngilizler, Antrax’ı bir savaş silahı olarak kullanmaları gerekebileceğini düşündü. Hayatı tehdit edici bu deneyler için adayı satın aldıklarından, artık oraya gitmemeyi herkes için açıkça belirtmeleri gerekiyordu.

Adada, “Bu ada, deney altındaki devlet malıdır. Toprak Antrax ile kirlenmiş ve tehlikelidir. İniş yapmak yasaktır” ibareleri bulunmakta. 1980’lerde hükümet, adayı temizlemek için bilim adamlarını gönderdi ve 1990’da burayı ziyaret etmenin güvenli olduğu ilan edildi. Bununla birlikte deneyler tamamlandıktan yıllar sonra bile, birçok insan yerde veba sporları bulunduğunu ve oraya gitmenin hala aptalca olacağına inanıyor.

9.      Teknolojik Sırlar 51. Bölge İçinde Saklanıyor

Neredeyse herkes Nevada çölünün ortasında gizli bir Amerikan askeri üssü olan 51. Bölge’yi duymuştur. 1947’deki ünlü Roswell olayının enkazı da dahil, burada çoğunlukla UFO’lar ve yabancı yaşam kanıtları bulunduğunu iddia edenlerle ilgili düzinelerce söylenti ve komplo teorisi var.

Teknik olarak bu bölgede çalışan birçok insan var ve bu yüzden insanlar her zaman buraya gelir giderler. Ancak halktan kimse içeri giremez Aslında, girişe çok yaklaşıldığında beyaz bir kamyonet uzaklaşana kadar seni kovalar. Tesis güvenlik kameraları ve sensörler ile ağır bir şekilde korunmaktadır. Gerçekte bu üs, Soğuk Savaş sırasında kuruldu ve deneysel uçakları test etmek için kullanılıyor. Yüksek güvenlik seviyesi, son model teknolojiye sahip hiçbir ülkenin buraya erişmesine izin vermiyor.

  1. Bölge’nin tarihi hakkında çok fazla açıklama yayınlanmış olsa da insanlar burada küçük yeşil adamların gizlendiğinin gerçek olduğuna inanmak istiyor. Çevredeki bölge, UFO meraklıları için turistik bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

10. Poveglia Adası Muhtemelen Perili

Birçok insan, İtalya’nın Poveglia Adası’nın uzun ve korkunç tarihi nedeniyle perili olduğuna inanıyor. Burası bir zamanlar veba yüzünden karantinaya alınan insanlar için bir hastaneydi. Sonra, suç işlemiş deliler için bir hastane olarak kullanıldı. Efsaneye göre, bir doktor hastalar üzerinde sert deneyler yapıyordu ve bu yüzden acı çeken ruhlar hala adada bulunuyor.

Bilimsel çalışmalar adada pek çok cesedin gömüldüğünü, toprağın %50’sinin insan külünden etkilendiğini göstermiştir. İtalya hükümeti bu konuyla ilgili olarak ne yapacağından emin değildi ve bu yüzden adayı açık artırma ile Luigi Brugnaro adlı bir İtalyan iş adamına 513.000 € karşılığında 99 yıllığına kiraladılar. Dolayısıyla ada Brugnaro’nun özel mülkü olarak kullanılmaya başlandı. Ada İtalyan hükümetine geri dönmeden önce daha uzun yıllar Luigi Brugnaro’ya hizmet edecek.

Nalan Kaya

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Enler
Son 10 Yılın En İyi 6 Bilimsel Çalışması

Teknoloji ve bilimdeki değişim hızı göz önüne alındığında, birkaç yıl önce bildiklerimizi unutmak kolay olabilir. Geçtiğimiz on yıl, fizik, biyoloji...

Dünya da Çok Az Üretilmiş Nadir Bulunan 11 Araba

Otomobiller, dünyadaki en pahalı koleksiyon araçlarından bazılarıdır. Arabalar bir zorunluluk olsa da insanların A noktasından B noktasına seyahat etmelerine yardımcı...

Dünyanın Gelmiş Geçmiş 10 Büyük Video Oyun Firması

Video oyun endüstrisi, dünyanın en rekabetçi endüstrilerinden biridir. Sony ve Microsoft gibi ağır toplar diğer elektronik ve bilgisayarlarda yıllardır kazanılan...

Kapat