Site Rengi

Yeni Döngü

Hepimiz Yıldız Tozuyuz!

Hepimiz Yıldız Tozuyuz!
YENİ DÖNGÜ

Farklı kültürlerde, farklı inanç biçimlerinde hem çevresel hem de kültürel değerler göz önüne alınınca yaradılışın çok farklı senaryoları olduğunu biliriz. Kimi için, Âdem ve Havva’dan üreyen, kimi için şimdiki en yakın biyolojik akrabalarımız olan maymun ve şempanzelerin evrimi ile insanoğlunun ortaya çıktığını düşünür. Bu tartışmalar devam ededursun, biz farklı bir açıdan bu konuyu değerlendireceğiz. Evet, hepimiz yıldız tozuyuz!

İnsan vücudu, elementlerin meydana getirdiği canlı bir organizmalar bütünüdür. Hücrelerin, dokuların, organların, uzuvların merkezi ise, temel yapısı olan elementleri meydana getiriyor.

Bunu daha da açarak açıklamak iyi olacak.

İnsan Vücudu, Doğadaki ve Uzaydaki Elementlerin Birleşimidir!

Elementler tablosundaki tüm elementleri kastetmiyoruz elbet. Yoksa ayaklı nükleer silahlar olup gezer dururduk. Buradaki elementlerin, evrenin oluşumunda en etkin ve en çok bulunanları olarak değerlendirmekte fayda var. Nedir bunlar?
Hidrojen, karbon, nitrojen, oksijen ve sülfür. Evet, tepeden tırnağa bizi meydana getiren her şeyin temel elementleri bunlar. Evet evet, sizi de!

Bu elementler, aslında insan vücudunun da ötesinde yeryüzünde var olan birçok varlığın ve nesnenin de temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Yani, çevrenizde gözle görülür ne varsa; bu 6 elementin eseridir!
Bilim dünyasında, tarihin en önemli ve saygın bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Carl Edward Sagan, bunu ilk söylediğinde insanlar yine o en baştaki tartışmaları körüklemeyi tercih ettiler. Çünkü sorgulamaksızın tartışmak insan karakterinin yapı taşıdır! Bu da dipnot olarak bir kenarda dursun.
Aslında Sagan, bunu söylerken yapılan bilimsel çalışmalar sonrasında sadece gezegenimizin değil uzayda var olan tüm gök cisimlerinin de benzer temel elementlerden meydana geldiğine dikkat çekmek istiyordu.

Artık birçok alanda araştırmaların referans noktası olarak kabul edilen ve kanunların birleşimi ile halen gelişimini sürdüren bir olgu olduğundan, Büyük Patlama Teorisi( Big Bang ) bu görüşün kanıtı gibidir. Zira büyük patlama esnasında meydana gelen tüm cisim oluşumları ve evrelerde hepsi birden değil ama sırasıyla bu elementler gözlemlenmiş ve meydana çıkmıştır.

Haliyle, halen genişlemesine devam eden Evren’de yok oluşu ile sürecini bitiren tüm gök cisimleri de aynı elementleri uzay boşluğuna yaymaya devam ediyor.

Vücudunuzdaki Atom Sayısını Hiç Merak Ettiniz Mi?

Bilimin keşfettiği en enteresan ve her duyulduğunda heyecan yaratan bir sayı vermek istiyoruz size;  7×10(27) ( 7 çarpı 10 üzeri 27 ) . Sanırız bazılarınız bu sayının ne olduğunu merak etti. Yani okunuşunu. 7 çarpı 10 oktrilyon!

Şaşırtıcı gerçekten değil mi? Hadi en fazla trilyonu ya da katrilyonu duymuş olun! Oktrilyon nedir? 10 sayısının yanına koyacağınız 27 adet sıfır bile, ancak “ en yakın ihtimalli ” atom sayınızı verecektir. Bir saç telinin bile milyarlarca atomun eksilmesi demek olduğu, sadece tırnaklarınızı keserken kaybettiğiniz milyonlarca atomu – şimdi daha kıymetlenerek anlamışsınız.

Toparlayacak olursak, bu atomların 4,2x 10(27) adedi Hidrojen’den meydana gelmektedir. Karbon’dan sonra ortaya çıkan ve tüm evrende en çok bulunan elementlerden biridir. Ki, bu sayı göz önüne alınınca her birimiz %40 oranında işte bu gök cisimlerinden yayılan elementlerin ürünü olarak hayatlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

Evet, çevremizdekiler neyse de; uzayda başıboş dolaşan asteroitlerden, devasa gezegenlere, galaksilerin ötesindeki yıldızlara kadar…

Onların da bizde bir payı var.

Carl Edward Sagan ‘a minnettarız.

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Bilim
Uzayda Yaşam Ve Kayıp Kozmonotlar

Binlerce yıldır bilim insanları ve insanlık uzayda yaşam olduğuna dair kanıt aramaktadır. Uzayla ilgili yapılan  araştırmaların çoğu bu yönde olup,zamanın...

Fitoremediasyon İle Doğayı Temizlemek Mümkün Mü?

Sanayileşme çabamız havayı ve suyu, şehirleşme arzumuz yeşil alanları, modern tarım hevesimiz toprağı nerdeyse kullanılamaz bir hale getirdi. Yaşam küremize...

Sentetik Biyoloji Çağı Ve Tasarlanmış İnsanlar

Sentetik biyoloji, diğer adıyla yaşam mühendisliği ile akıl sınırlarını zorlayan bir gelecek tasarlanıyor.  Bundan 67 yıl önce James D. Watson ve Francis...

Kapat