Site Rengi

Yeni Döngü

Karanlık Madde ve Karanlık Enerjiyi Merak Ediyor Musunuz?

Karanlık Madde ve Karanlık Enerjiyi Merak Ediyor Musunuz?
YENİ DÖNGÜ

Bilim adamlarının hem fikir olduğu nadir konulardan biri evrenin karanlık madde ve karanlık enerji tarafından kontrol edildiğidir. Elbette ikisinin de görülemediği konusunda da ortak noktada buluşmaktadırlar. Bu konumuzda karanlık madde nedir? Karanlık enerji nedir? Cevaplarını işledikten sonra her ikisi arasındaki farkları da ele alacağız. Buyurun..

Biri Hızlandırır Biri Yavaşlatır

Kısaca diyerek başlayalım; Karanlık madde evrenin genişlemesinin yavaşlatılmasını sağlarken karanlık enerji ise zıt bir etki sunarak evrenin genişlemesini hızlandırıcı özellikler barındırmaktadır. Karanlık madde evrenin bir arada tek parçada kalmasını sağlayabilen bir tür kozmik güç çerçeveli çimento vazifesi görerek adeta “ çekici kuvvet “ olarak görev alır. Bu özelliği ise şu şekilde açıklamamız yerinde olur; karanlık madde ( dark matter ) kütle çekimleri ile bir yandan etkileşim içerisine girerken bir yandan da ışığı ne şekilde olursa olsun asla yansıtmaması ya da yaymaması durumudur. Ayrıca karanlık enerji de sürekli olarak evrenin genişlemesine kuvvet sağlayıcı bir tür itici kuvvet olarak vazife görür.

 

Yukarıdaki görselin telifi X-RAY: NASA/CXC/CFA’ya ait olup bu fotoğrafta gördüğünüz iki adet galaksi kümesinin birbiri ile çarpışarak oluşturduğu “ Mermi Kümesi “ adı verilen oluşumun resmi sunulmuştur. Pembe renkte olan alanlar normal maddeyi temsil ederken mavi alanlar ise dev kümenin karanlık madde kısmını temsil etmektedir.

Baskın Olan Enerjidir

Evrenin toplam kütlesini ve enerjisini baz aldığımızda total değer üzerinden %68 olarak anılan karanlık enerjidir. Kısacası karanlık enerji karanlık maddeye nazaran baskındır. Karanlık madde ise söz konusu evren kütlesi ve kütlesel enerjinin sadece %27’si ile ifade edilmektedir. Toplama dahil edilmeyen %5’lik alan ise karanlık madde ve karanlık enerji gibi net olarak bilmediğimiz terimler değildir. Aksine bildiğimiz, gördüğümüz, dokunabildiğimiz sıradan maddeleri ifade etmektedir.

Karanlık Madde Nedir?

Bu madde ilk kez keşfedildiğinde tarih 1930’lu yılları göstermektedir. Ünlü astronom bilimcilerden olan İsviçreli Fritz Zwicky gözünü Coma Cluster adı verilen “ Saç Gökada Kümesine “ diker ve bu galaksi kümesini oluşturan 1000 adet galaksiyi inceleme altına alır. Ve görür ki galaksilerin davranışlarında bir gariplik vardır. Galaksilerin çok ama çok hızlı hareket ettiklerini görmeye devam ettikçe nasıl olur da parçalanamazlar diye düşünür. Çünkü olması gereken bu kadar hızlı hareket eden galaksilerin parçalanması gerektiğidir. Bu düşüncesinin ardından gelen ilk fikir ise galaksileri bir arada tutabilen bir çeşit “ karanlık madde “ olduğudur. Ve ilk kez dark matter yani karanlık madde terimleri tarihe kazınır.

Bu ilk karanlık madde farkındalığının ardından on yıllar geçtikten sonra Vera Rubin ve Kent Ford isimli astronomlar galaksilerin hareket – dönüş hızlarına yönelik bir çalışma gerçekleştirdiler. Araştırmalar sırasında tıpkı yukarıda Fritz Zwicky gibi çok hızlı hareket eden bir duruma şahit oldular. İnceledikleri galaksinin dış kenarlarında yer alan yıldızların, galaksinin merkezinde yer alan yıldızlardan çok daha yavaş dönmeleri gerektiğini gözlemlemeleri gerekiyordu lakin durum böyle değildir. Kendi galaksimizde yer alan gezegenlerin tüm güneş sistemi boyunca kendi yörüngelerinde döndüğünü gördükten sonra yukarıda anlatıldığı üzere ikinci kez zıt bir durum ile karşılaştılar.

Araştırmalarına devam eden bilim adamaları galaksinin dış alanlarındaki yıldızların yakınlarda bulunan yıldızlarda olduğu kadar hızlı hatta ve hatta zaman zaman daha da hızlı hareket edebildiklerini fark ettiler. Böylece Vera Rubin ve Kent Ford evrenimizi bir arada tutmayı sağlayabilen ancak görülmeyen bir maddenin var olduğunu daha da fazla delil elde ederek keşfetmeyi başardılar.

Vera Rubin o dönemlerdeki bilim dergilerinden biri olan “ Discover “ isimli dergiye bir röportaj vererek şunları aktarır: “ Dış katmanlarda yer alan yıldızların dahi çok yüksek hızlarda dönebildiğini, bu yıldızların kendi yörüngelerindeyken bu denli hızla dönüşü sağlayabilecek büyük bir kütlenin olması gerekliliğini ama bu gerekliliği gözle göremediklerini “ ifade eder. Ve şunları da ekleyerek bu keşifleri hakkındaki sözlerini tamamlar: “ Söz konusu bu kütleye gözle görünmesi mümkün olmayan dark matterkara madde dediklerini “ ekledi.

Günümüze Dönecek Olursak

Günümüzdeki astronomlar karanlık maddenin gerçekten var olduğuna dair başka delillere da sahiptirler. Hatta ve hatta karanlık maddenin var olduğunu o denli kabul etmişlerdir ki, karanlık maddenin evrenin doğumundan oluşumuna, evrenin evriminin anlama çalışmalarındaki en standart kozmolojik bir parçası olduğu konusunda da hem fikir olmuşlardır. Bu fikre ulaşmak için ise karanlık maddenin var olduğunu kabullenmek şart, kabullenmek isek bu fikre dahi ulaşamıyoruz demektedirler.

Ancak bu maddenin görünememe konusu, karanlık maddenin tespitini ve tespite yönelik gerçek bilimsel kanıtları bulamama konusunu bastıramamaktadır. Kısacası günümüz teknolojisinde dahi halen karanlık maddeyi tespit edebilecek bir aygıtın olmadığını dolayısı ile karanlık maddenin varlığına yönelik kesin ve net bir kanıtın olmadığını belirtmektedirler.

Yukarıdaki görselin telif hakları Andrew Z. Calvin’e ait olup yüzlerce milyon ışık yılı uzaklığı kapsayan bir uzak resmidir. Bu resimde kümeleşmiş ve ağ benzeri bir görünüme sahip olan galaksilerin ve yoğun boşluklarının olduğu görülmektedir. Söz konusu bu boşluklar pasif – boş olmaktan daha çok karanlık maddekaranlık enerji – galaktik evren evrimini keşfedebilmek ve anlayabilmek gerekli ipuçlarına sahip olabilir.

Karanlık Enerji Nedir?

Yaklaşık 90 yıldır evrenin genişlediğini bilen astronomlar, teleskoplarla yapılan araştırmalarda galaksilerin birbirinden gittikçe uzaklaştığını gözlemlemeyi başarmışlardır. Bu durum ise şunun kanıtıdır: “ Çok çok uzak tarihte gözlemlenen bu galaksiler birbirlerine çok daha yakın duruyorlardı. “

Big Bang Teorisi Güçlendi

Yukarıdaki keşiflerle birlikte Big Bang yani Büyük Patlama teorisi daha da kuvvetlendir. Big Bang için daha fazla delilin toplanmasını sağlayan karanlık madde – karanlık enerji terimleri ile astronomlar artık şu fikre yöneldiler: “ Big Bang ile doğan ve karanlık madde – karanlık enerji ile sürekli yayılan – genişleyen evren bir gün gelecek Big Bang’in tam zıttı yaşanarak Büyük Çöküş ile son bulabilir “

Ama yukarıdaki düşünce 2000’e yaklaştığımız sıralarda kendi önemini yitirmeye başladı. Çünkü bilim adamları bu kez gözlerini sadece galaksilere değil aynı zamanda süpernovalara da diktiler. Bu inceleme sırasında gördüler ki uzakta yer alan galaksilerin yakınımızda bulunan galaksilere nazaran çok daha hızlı olarak uzaklaşıyorlardı. Kısacası bu keşif evrenimizin sadece genişlediğini göstermekle kalmıyor aynı zamanda genişleme hızının da arttığını gösteriyordu.

Yukarıda anlatılan keşfi yapan astronomlardan biri olan Brian Schmidt ünlü NYT gazetesine 1998 senesinde verdiği bir demeçte şunları söyledi: “ Yaptığımız bu keşif bende hem büyük bir şaşkınlığa sebep oldu hem de korkuttu. Şaşkına döndüm çünkü böyle bir sonucu hiç ama hiç ummamıştım, korktum çünkü benim gibi beklenmeyene karşı aşırı derecede şüphe ile yaklaşan bilim adamlarının keşfedilen bu sonuca inanmayacaklarını biliyordum “. dedi.

Karanlık Enerji Sağlamlaştı

Son keşfin ardından yapılan araştırmalar ve gözlemler karanlık enerji teriminin delillerini sağlamlaştırdı. Ancak bu keşiflerin tamamı bile karanlık enerjinin hala tam olarak ne olduğumuzu açıklayamamaktadır. Son cümlelerimizi kuracak olursak karanlık madde ve karanlık enerji birbirine yakın kelimelerden oluşsa da birbirine benzeyen özelliklere hem sahip hem de değil. Çünkü bu terimler ayrıca zıt özelliklere de sahip. Bu da gösteriyor ki evrenimiz bu iki farklı madde ile sürekli bir mücadele içerisinde. Karanlık madde ve karanlık enerji hem evrenimizi bir arada tutuyor hem de birbirinden koparmaya çalışıyor. Bakalım ilerleyen yıllarda ve keşiflerde karanlık madde ve karanlık enerji konusunda neler öğreneceğiz.

Doğan Önal

Kaynak:

https://astronomy.com/news/2020/03/whats-the-difference-between-dark-matter-and-dark-energy

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Bilim
Kuantum Fiziğine Çığır Açan Buluş: Heisenberg Belirsizlik İlkesi

1927 yılında Kuantum Fizik Bilimi dünyasında deprem yaratacak Heisenberg Belirsizlik İlkesi adını alan buluşun etkilerini bilim dünyası hala artçı şoklarla...

Pi Sayısı Nedir

Pi sayısı, en temel tanımı ile bir çemberin çevresinin, o çemberin çapına bölünmesiyle elde edilen sayı olarak tanımlanır. Bir başka...

Evren, Uzay ve Gökbilimi

İnsanoğlunun var olduğu çağlardan bu güne kadar merak ettiği ve üzerinde çalıştığı gökbilimi hakkında ortaya pek çok teori atılmıştır. Bu...

Kapat