Otomatik Portakal - Yeni DöngüYeni Döngü

28 Şubat 2021 - 12:51

Otomatik Portakal

Otomatik Portakal
Son Güncelleme :

11 Kasım 2020 - 1:17

98 views

Distopya türleri arasında okunması gereken kitaplardan biri olan Otomatik Portakal İngiliz yazar Anthony Burgess tarafından kaleme alınmıştır. Kitabın aynı zamanda filmi de bulunuyor. Distopya türünde tarihe geçmiş kitaplardan olan Otomatik Portakal, bir grup gencin ve bu grubun lideri olan Alex’in topluma karşı şiddete başvurmasını ve ardından yaşadıklarını anlatıyor.

Alex, kitabın ana kahramanıdır ve 3 arkadaşı ile şiddet eğilimindedir. Toplum kurallarına karşı gelerek her suçu işler. Kitap da Alex’in anlatımı yer alır ve başından sonuna kadar anlatıcı durumundadır. Alex, tüm olayları en acımasız ve saldırgan dilde toplum kurallarını ve değerlerini küçümseyecek şekilde anlatır.

Otomatik Portakal Distopyası

Otomatik Portakal bir anlamda da robotik insan şeklinde karşımıza çıkıyor. Yaşanılan dönemde sokak çeteleri ve işlenen suçlar bir hayli fazladır ve hükümet suçluların yeniden topluma kazandırılmaları açısından bir program geliştirir. Bu program ‘’ ludovico’’ isimli laboratuvar çalışması şeklinde olur. Bu şekilde suçlular hem topluma kazandırılacak hem de yeniden suç işlemeyeceklerdir. Vaat edilen şey her ne kadar güzel olsa da yöntem itibari ile insanlık dışı olur. Yöntem harici ulaşılan sonuç da insanlık dışıdır.

Suçlu sayısını azaltmayı öngören bu deneyin ilk kobayı Alex olur. Ludovico deneyinin insanlık dışı olduğu Alex deneyi tamamlayıp serbest kaldığında aslında bu deneyin ne kadar da doğru olmadığı ortaya çıkar. Alex’in hayatında artık şiddet ve cinsellik yer almıyordur. Alex artık şiddeti düşünmüyordur; ancak kendisine uygulanan şiddete de karşı da cevap veremez konumdadır.

Otomatik Portakal Konusu

 

Otomatik Portakal kitabında şiddet, saldırganlık, tecavüz ve uyuşturucu madde bağımlılığı gibi pek çok konuyu görmek mümkündür. Kitapta şiddet ve saldırganlığı seven toplum kurallarını hiçe sayan 4 kişilik bir çetenin uyguladığı şiddeti yarattığı dehşet ve korkunun oluşturduğu bir korku imparatorluğu anlatılıyor. Çete için yine şiddet dolu bir gecede çetenin lideri Alex yakalanır ve gözaltına alınır. Alex, belli bir süre hapis yattıktan sonra ludovico deneyi kapsamında kobay olarak kullanılır.

 

Otomatik Portakal Özeti

 

Alex oluşturduğu 4 kişilik çetenin lideridir. Çetenin diğer üyeleri ise Dim, Pete ve Georgie’dır. Gündüzleri normal her genç gibi okula giden bu gençler akşamları şiddet makinesine dönüşür. Alex ve çetesi akşamları yaşlılara ya da kadınlara saldırarak paralarını çalar bazen de kadınlara zorla sahip olurlar. Bir gün yine barda içinde uyuşturucu olan sütlerini içip konuşurken Alex, çetenin en güçlü ama aynı zamanda en aptal üyesi olan Dim ile bir konuda tartışmaya başlar aslında konu çok basit olsa da Alex kendini tutamaz ve Dim’e sert davranır. Çetenin diğer üyeleri olan Pete ve Georgie durumdan memnun olmasalar da liderlerine bir şey söylemezler; ancak Dim’e gereksiz şekilde bu kadar sert davranmasından da rahatsız olurlar. Bu durum Alex’in otoritesinin sarsılmasına neden olur ve o günden sonra bazı şeyler değişmeye başlar.

Bu olaydan belli bir zaman sonra şehirde kedileri ile yalnız yaşayan yaşlı bir kadının evine girerek evdeki altın, antika ve para edecek her şeyi alıp satma fikri ortaya atılır. Böyle bir şeyi daha önce hiç yapmadıklarından ilk etapta Alex olaya sıcak bakmaz; ancak Dim ile tartışmalarının ardından karşı da çıkmak istemez. Plana göre Alex eve girecek ve kadını etkisiz hale getirecek ardından çetenin diğer üyeleri eve girecektir. Evin önüne geldiklerinde Alex eve girmek için gizli bir yol arar ve pencereden içeriye girer ve kadını etkisiz hale getirmeye çalışır; ancak şehirdeki olaylardan dolayı kadın hazırlıklıdır ve kadını etkisiz hale getirmek Alex’in sandığı kadar kolay olmayacaktır. Alex içeriye girip kadını bayıltmaya çalışırken kadın uzun bir süre direnir. Bu sırada kadının kedileri de Alex’in üstüne atlar, Alex de eline geçirdiği bir vazoyla kadının kafasına vurur. Kadın ölür ve Alex arkadaşlarını içeriye almak için kapıya yönelir; ama kadın daha önceden polis çağırmıştır. Polis geldiğinde tüm çete arkadaşları Alex’i satar ve olan bitenin Alex’in fikri olduğunu ve kadını da Alex’in öldürdüğü söylenir. Bu ifadelerden sonra Alex tutuklanır ve tam 14 sene hapis cezasına çarptırılır.

Alex hapse girer üzerinden 2 sene geçer. 3 kişilik hücrede 6 kişi kalsa en azından aralarında sapık olmamasından dolayı mutludur. Alex ilk tutuklandığı sırada sapık mahkûmlar ile de karşılaştığı için burada olmamalarından dolayı rahattır. Belli bir zaman geçer ve hücrelerine yeni bir mahkûm gelir. Bu mahkûm gece diğerleri uyuyunca Alex’in yanına gider ve yatağına yatar. Alex durumu fark ettiğinde tüm mahkûmlar ile adama saldırır. Adamı öldürmekten beter ederler ve uykuya geçerler. Sabah herkes uyandığında da adamın öldüğünü anlarlar ve panik ile suçu Alex’in üzerine atarlar. Öldürücü darbenin Alex tarafından yapıldığını hep bir ağızdan söylerler. Akşama doğruda hücreye İçişleri Bakanı ve hapishane müdürü gelir. Hapis durumu aslında mahkûmlar üzerine bir etki yapmadığını ve hapishanenin de çok dolu olduğu İçişleri Bakanı tarafından söylenir ve bu durumdan şikâyetçidir. Mahkûmları ıslah etmenin bir yolunu bulduklarını ve bu olayın nedeni olan Alex’i işaret eder. Bulunulan yöntemin ilk Alex üzerinde denenebileceğini söyler. Deneyin başarılı olması halinde Alex’e 2 hafta içinde özgür kalabileceği söylenir ve Alex de bunu kabul eder.

Bir sonraki sabah Alex’i alırlar ve hapishane binasına çevresinde başka bir binaya götürürler. Bina yenidir ve burada herkes Alex’e iyi davranır. Hapiste olduğu gibi kötü davranılmaz, dövme ya da küfür edilmez. Alex’e tatlı dil ile yaklaşılır, yeni pijamalar. Burada artık güzel bir odası davardır. Bir sonraki sabah da deneye başlanılır. Güzel olan her şey bu deneyle son bulur; çünkü deney tam anlamı ile bir işkence gibi geçer. 2 hafta sürecek tedavinin ardından Alex özgür kalabilecektir. Deneyler arttıkça Alex şiddete başvurmak istese de yapamaz ve tuhaf şekilde herkese iyi davranmaya başlar. Bu şekilde deney sonlanır ve artık Alex istese de şiddete başvuramaz hale gelir. En son hapishanenin bir odasında yapılan son bir gösteri ile deneyin başarılı olduğu kanıtlanır. Alex’e kötü davranan, vuran bir kişiye karşı hiçbir şiddet göstermediği ortaya çıktığında serbest kalır ve ilk iş olarak kahvaltı yapar ardından annesi ve babası ile yaşadığı evine gider. Kapı açıldığında annesi, babası ve bir yabancının birlikte kahvaltı yaptıklarını görür. Alex’in yokluğunda maddi sıkıntı nedeni ile odası bir başkasına kiralanmıştır. Büyük bir hayal kırıklığı yaşar ve evden çıkar.

Bu yaşanılan şeylerden sonra Alex sokaklarda başıboş dolaşmaya başlar. İntihar etmeyi de düşünür; ama bunun en az acılı şekilde nasıl yapacağını bilmediğinden şehir kütüphanesine gider. Şehir kütüphanesinde daha önce kötü davrandığı bir adam ile karşılaşır. Adam, Alex’i tanıyınca onu tartaklamaya başlar; fakat Alex bu şiddete karşılık veremez. Kütüphane müdürü kavga sırasında polis çağırır. 2 polis gelir. Gelen polislerden biri Dim öteki de Alex’in eski düşmanlarından birisidir. 2 polisten biri eski çete arkadaşı Dim ve diğeri de eski bir düşmanıdır. İkili, Alex’i alır ve şehirden uzak bir ormana götürür burada onu öldüresiye döverler ve Alex’i orada bırakırlar. Alex kendine gelmesi ile yardım aramaya başlar ve yakınlardaki bir köye gider. Yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek bir eve gider ve adamdan yardım ister. Adam, Alex’i içeriye alır ve ona iyi davranır; ancak bu adamın da amacı başkadır. Hükümet karşıtı olan bu adam, Alex’in deney kurbanı olduğunu bilir ve Alex’in halini topluma göstererek ün yapma peşindedir. Adam, birkaç arkadaşı ile Alex’i alarak başka bir eve götürürler, kapıyı da kilitlerler ve müziği açarlar. Tüm müzikler şiddet doludur. Deney itibari ile şiddete karşılık veremeyen Alex, bu duruma fazla dayanamaz ve kendini camdan aşağı atar. Birçok kemiği kırık haldedir, ölmemiştir; ancak durumu kötüdür. Hastaneye kaldırılır ve burada tedavi olur.

Şiddetin onu etkilemediğini anladıktan sona yeni bir çete daha kurar ve barda yeni çete üyeleri ile uyuşturucu katkılı süt içer; ancak belli bir zaman sonra arkadaşlarından ayrılır ve yürümeye başlar. Sıradan insanların gittiği bir mekâna girer ve kendine çay söyler. Mekânda eski arkadaşı Pete de oradadır ve sohbete başlarlar. Pete’in yanında bir kadın vardır ve beraber kahve içiyorlardır. Sohbet başladıktan sonra Pete, yanındaki kadının karısı olduğunu söyler. Alex bunu duyunca çok şaşırır; çünkü Pete’in hiç evlenebileceğini hayal etmemiştir.

Hayat zaman içinde herkesi değiştirir. Hiç düşünülmeyen şeyler zaman içinde düşünülür hale gelir. Alex de Pete ile karşılaşmasının ardından yeni bir his ile tanışır ve baba olmak istediğini fark eder. Baba olmak için de önce bir eş bulmak gerekir. Yaşadığı her şey Alex’in büyümesini ve olgunlaşmasını sağlamıştır.

 

Otomatik Portakal ve Anthony Burgess

Yazarın kitap yazmaya başlama hikâyesi de kitap kadar ilgi çekicidir. Otomatik Portakal kitabının yazarı Anthony Burgess’a – gerçek ismi ile John Burgess – beyin tümörü teşhisi konulur ardından ameliyat edilemeyeceği ve az bir ömrünün kaldığı söylenir bu neden ile ailesini geçindirme amacı ile kitap yazmaya başlar; ancak ilerleyen zamanda teşhisin doğru olmadığı ortaya çıkar. Bu zaman içerisinde Anthony Burgess ünlü bir yazar olmayı başarmıştır.

Anthony Burgess yazar olmanın dışında besteci ve dil bilimcidir ve tüm bu meziyetlerini yazdığı kitaplara da aktarır. Yazarın en önemli eserlerinden biri olan Otomatik Portakal kitabında da bunu görmek mümkün olur.

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Önceki yazıyı okuyun:
Bioenerjinin Amacı Nedir?

Bioenerji, insanların ruhsal açıdan kendilerini sıktıkları dönemlerde onlara destek sağlanmasını amaç edinen bir konudur. Özellikle uzmanlar tarafından kişiye enerji gönderilmesi...

Kapat