Site Rengi

Yeni Döngü

Safranbolu Gezi Haritası

Safranbolu Gezi Haritası
YENİ DÖNGÜ

Safranbolu, Anadolu’da hala güzelliğini ve dokusunu korumayı başaran nadir bölgelerdendir. Çok sayıda tarihi esere ve evlere sahiplik eden Safranbolu, tarih boyunca da pek çok medeniyetin gözdesi olmuştur. Her medeniyete ev sahipliği yapma nedeniyle geniş bir kültüre sahiptir. Safranbolu gezisi için yapmanız ve bilmeniz gerekenlere değinerek, ön bilgi sahibi olmanızı sağlayacağız.

Safranbolu Tarihi

Anadolu topraklarının kuzeybatısında yer alan Safranbolu tarihi M.Ö. 2500’lü yıllara kadar dayanmaktadır. Pek çok medeniyet ve topluluk burada hüküm sürmüştür. Hititler, Lidyalılar, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu bunlardan bazılarıdır.

Padişah II. Murad döneminde, 1423 yılında bölge tamamen Osmanlı egemenliğine girmiştir. Safranbolu, Bolu sancağına bağlanmış iki kazadan oluşuyordu. Bunlardan biri şu an ki Safranbolu’nun kurulduğu yerdir. Diğeri ise şu anki Yörük köyüdür. 1811 yılında ise bu sancaklar iptal edilerek Viranşehir sancağı kurulur. 1870 yılına gelindiğinde ise Safranbolu, Kastamonu sancağına bağlanarak kaza yapılır ve ilk belediye de bu zaman hizmete girer. Safranbolu ilk belediye başkanı da Hacı Muhammed Ağa olur.

Adeta kapışılamayan Safranbolu 1927 yılında Zonguldak iline bağlanır. 1937 yılında demir sanayisinde gelişmeler ve ilk fabrikanın burada kurulması ile Karabük büyük bir gelişme gösterir. Takvimler 1995 yılını gösterdiğinde ise Karabük il olmuş ve Safranbolu ilçesini de bünyesine almıştır.

1994 yılında UNESCO tarafından tam 1131 eser koruma altına alınarak Dünya miras listesine girmiştir. Anadolu’nun en eşsiz ve özelliğini koruyan ender yerlerden olan Safranbolu, bu canlılığını bu zamana dek korumayı başarmıştır. Sahip olduğu tarihi eserler ve yöreye özgü doğal ve kültürel güzelliklerin yanında etrafa sinen safran kokusuyla, herkesi buraya çekiyor.

Safranbolu’da Görülmesi Gereken Yerler

Safranbolu, tarihi ve kültürel güzelliklerin hiç bozulmadan kalabildiği ender bölgelerden biridir. Gidilecek, gezilecek, görülecek pek çok yere sahiptir. Bir güne sığmayacak kadar fazla olan bu yerlere şimdi detaylıca bakalım.

-Tokatlı Kanyonu

Safranbolu’da evler kadar ünlü olan başka bir şey ise kanyonlardır. Tokatlı Kanyonu ise bunların arasında en meşhur olanıdır. İlçe merkezinin kuzey tarafında kalan kanyon, turizm açısından son yıllarda çok revaçtadır. Burada yürüyüş, paintball, kamp ve atla gezmek gibi pek çok aktiviteyi yapabilirsiniz. Eşsiz bir doğanın ortasında ve şehirden uzak bir alanda bulunan Tokatlı kanyonunda sincaplar ve çeşitli kuş türlerinden oluşan yaban hayatını görebilirsiniz.

Bir ucu Tokatlı köyünde, diğer ucu Eski Çarşı’da olan bu kanyonda muhteşem bir nehir boyunca 9 km’lik yürüyüş alanı bulunmaktadır. Eşsiz bir doğada ve tertemiz bir havada burada geçirilecek zaman çok kalitelidir. Burada yürüyüş yaparken etrafınızda koşuşan hayvanlar görebilirsiniz. Şehirden kaçmak için çok ideal bir noktadır.

 

-Kristal Teras

Kristal Teras, cam teras diye de anılan ve Tokatlı kanyonuna tepe noktadan hakim bir konumda bulunuyor. Yerden tam 80 metre yükseklikte kurulu olan ve zemini tamamen camdan oluşan bu alan, seyir terası olarak kullanılmaktadır. Uçurumun üzerine kurulu olan Kristal Teras havada asılı kaldığı için yükseklik korkusu olanlar çıkamayabilir. Kristal Teras, 11 metre genişliğe sahip teras 75 ton yük taşıyabilmektedir. Güvenlik amaçlı 30 kişiden fazla kişi aynı anda seyir terasına çıkamıyor. Burada eşsiz kanyon fotoğrafları çekebilirsiniz. Kahvaltı ve yemek ihtiyaçları için de çevrede işletmeler bulunuyor. Kristal Teras’ da kanyon manzarası yapmak istiyorsanız ücretli olduğunu belirtelim.

 

-İncekaya Su Kemeri

İncekaya su kemeri, 116 metre uzunluğunda ve yerden 60 metre yükseklikte bulunmaktadır. Genişlik 120 cm ile 250 cm arasında yer yer değişmektedir. Burası suyun taşınması için yapılmıştır. Suyun akışının ayarlanması için üç adet kıvrım bulunur. Buradan aktarılan su, Asmazlar konağına ulaşır. Konakta bulunan su terazisi ile de şehirde ki çeşmelere aktarılır. Bu sayede halk çeşmelerden suyu kullanırdı. Halk arasında bu suya paşa suyu deniliyordu. Çünkü bu eser Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından tadilatı yapılarak halkın hizmetine sunulmuştur.

Buradan yürüyüş bir zamanlar serbestti ancak artık güvenlik sebebi ile yürümeye izin verilmiyor. Köprünün altından geçen su eşliğinde inanılmaz bir gün batımı fotoğrafları yakalanabilir. Safranbolu gezisi için geldiğiniz Tokatlı kanyonu ile iç içe olan bu yeri de mutlaka görmeniz gerekir.

-Bulak (Mencilis) Mağarası

Safranbolu hep evleri ve taş sokakları ile anılır. Ancak bu bilinen güzelliklerin dışında daha pek çok esere sahiptir. 2013 yılında hizmete ve ziyarete açılan Bulak diğer adı ile Mencilis Mağarası, Safranbolu’nun Bulak köyü arasında kalan yerde konumlanıyor. Gayüzü dağının altında ve çok derinlerde yer alan bu mağaranın yakın zamanda restorasyonu tamamlanmış ve ziyarete açılmıştır. 6 km uzunluğa sahip mağara, eski uygarlıklar döneminde yaşam alanı olarak tercih edilen yerlerdendir.

Safranbolu tarafına 11 km mesafede bulunan ve yolu virajlı olduğu kadar çok dik olan bu mağaranın girişine ulaşıldığında 150 basamaklı tahta bir merdiven ile karşılaşılıyor. Rehber eşliğinde girilen bu mağara, 15 derecelik sabit bir ısıya hakim. Dar alanlardan geçerek, gün ışığının kaybolduğu anda, uzun yıllar önce oluşmuş sarkıtlara denk gelirsiniz. Biraz daha derine inildiğinde çok daha eşsiz manzaralar ile karşılaşıyorsunuz. Safranbolu gezisi planlarında mutlaka değinilmesi gereken yerlerdendir.

-Safranbolu Kent Tarihi Müzesi

1904 yıllarında hakim bir tepeye inşa edilen Hükümet konağı, 1976 yılında bir yangın sonucu tahrip olur. Bir süre o şekilde kalan bina 2006 yılında restorasyonu tamamlanarak Safranbolu Kent Tarihi Müzesi olarak ziyaretçilere açılır. Kent Tarihi Müzesi, kentin güzelliklerini, sosyal zenginliklerini ve kültürünü daha iyi anlatabilmek amacıyla kurulmuştur. Burada Safranbolu ile ilgili her türlü bilgi, eşya, malzeme, sesli ve görüntülü kayıtlar gibi pek çok belge bulunmaktadır. Safranbolu gezisi yapılacaksa öncelikle müzeden başlanmalıdır. Bu sayede çok daha net bilgiler elde ederek, neleri görmek ve neler hakkında fikir sahibi olmak gereklidir hepsine hazırlık oluruz.

Müze 3 kattan oluşuyor. Müzenin giriş katında bilgisayarın ilk çıktığı andan bu yana gelişimi ve çeşitleri yer almaktadır. Çok ilginç bir tema eşliğinde kurulmuş. Sadece bilgisayar değil, disketler, oyun konsolları gibi pek çok tarihi obje burada karşımızda duruyor. İkinci katta Cumhuriyet döneminin o muhteşem kıyafetleri yer almaktadır. Burada Safranbolu tarihinin çok geniş bir anlatımı bulunmaktadır. Ayrıca Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait paralar ve değerli parçalar sergilenmektedir.

Müzede aynı zamanda Esnaf ve Zanaatkarlar çarşısında yer alan Eczane, Lokumcu, Semerci, Demirci, Esnaf Kahvesi gibi Safranbolu ile özdeşlemiş pek çok yer bu müzede canlandırma tekniği kullanılarak işlenmiş.

-Kaymakamlar Gezi Evi

Kaymakamlar Gezi Evi, Türk geleneğini yansıtan ve ziyarete açılan evlerden biridir. Bu evin sahibi Yarbay Hacı Mehmet Efendidir. Rütbesinden dolayı Kaim-Makam da denilen Hacı Mehmet efendiden dolayı halk arasında bu ev Kaim Makam olarak geçmektedir.

1979 yılında kamulaştırılarak restore edilmeye başlanan ve 1981 yılında eğitim merkezi olarak hizmete açılan kaymakamlar evini, ziyaretçiler gezi amaçlı da kullanmıştır. Bahçesi ve evin içeriği de zamanla zenginleştirilerek müzeye dönüştürülmüş ve ziyaretçilerin ihtiyaçları için kafeterya dahi yapılmıştır. Hıdırlık yokuşu sokağında bulunan müze 3 katlıdır ve iki sokak ile bağlantısı olduğundan iki farklı girişe sahiptir.

Kaymakamlar evi 7 odaya sahiptir ve çok ince el emeği işçilik bulunur. Duvarlar dışında her yer ahşap olduğu gibi çivi dahi kullanılmamıştır. Evde bulunan kadınların rahat hareket edebilmesi için Haremlik, Selamlık olarak düzenlenmiş. Kadınların yaptığı yemekler dahi bir dönme dolap sistemi kullanılarak dağıtılırmış. Mutfakta yemek hazır olunca dönme dolaba konur ve içeriden işaret verilirmiş., Kapının dışında ki erkeklerde dolabı çevirip yemeği alırlarmış. Erkek ve kadınlar bu yöntemle birbirlerini görmezlermiş.

-Cinci Hanı ve Hamamı

1645 yılında yapılan Cinci hamamı, Kazasker Hüseyin Efendi tarafından han ile birlikte aynı anda yapılmıştır. Şu anda bile hala hizmet veren hamam, bulunduğu hanın hemen üzerindedir. Safranbolu Çeşme mahallesinde ki çarşıda bulunuyor. Safranbolu’nun uğrak bir ticaret kenti olmasından dolayı buraya gelen tüccarların güzel vakit geçirip dinlendiği bir yerdir. Ancak zamanla parçalanmış ve harabe halini almış. Daha sonra restore edilerek şu an ki hali olan iki katlı ve 63 odalı bir otel olarak hizmete girmiştir.

-Yörük Köyü

Açık hava müze köyü olarak da bilinen Yörük köyü, gerçek bir Türk-Türkmen köyüdür. Bakanlık tarafından koruma altına alınan köyde tam 93 tane tescillenmiş eser vardır. Bulunduğu arazi engebeli olmaması nedeniyle bitişik nizamda ve çok düzgün bir şekilde inşa edilmiştir. Anadolu’da ki gibi kümelenmek yerine, cadde boyunca sıralanmış olması ayrı bir zarafet katıyor. Yörük köyde ki tüm evlerin kendilerine ait bahçeleri bulunuyor.

-Safranbolu Evleri

Safranbolu evlerinin mimarisini ve büyüklüğünü belirleyen bazı nedenler vardı. Aile fertlerinin çok nüfuslu olması, yağışlı bir iklime sahip olması ve maddi zenginlik nedeniyle bu özelliklerde evler inşa edilirdi. Burada yaşayan ailelerde en az üç çocuk bulunur. Evin erkeği evlendiğinde yeni bir eve çıkmaz, gelin bulunduğu eve getirilirdi. Amca, Yenge, Hala herkes bir arada yaşardı. Hatta evin kadınlarına yardım edilsin diye evlat edinen kızlarda bulunurdu. Ancak onlar köle ya da hizmetçi gibi değil, evin bir ferdi, kızı olarak görülürdü. Evin zemin katında hayvanlar için ahır yer alır. Yağış fazla olduğu için kapalı bölümler çok daha fazladır. Kışın yakılacak odun, hayvan yemleri vs. hepsi düzgünce depolanırdı.

Safranbolu evleri, komşulara ve doğaya çok saygılı bir şekilde inşa edilirdi. Yapılan hiçbir ev bir diğer evin görünüşünü engellemeyecek şekilde yapılırdı. Din ve gelenekler nedeniyle evin bahçesi caddeye yüksek duvarlar ile kapatılırdı. Hatta bazı evlerde haremlik selamlık uygulaması bulunurdu. Evin tüm işlevleri zemin kattan sağlanır. Mutfak, ahır, ambar, kazan ocakları hepsi burada bulunur. Yaşam ise orta katta sağlanır. Üçüncü kat ise tavanı yüksek olması nedeniyle çok daha özen gösterilmiş bir yerleşime sahiptir.

Safranbolu evleri sekizgen olarak tasarlanmış ve kapıları da köşelere konmuş. Bu şekilde içeri girenler ilk etapta içeride neler olup bittiğini göremiyor. Oluşabilecek bir durumda ailenin rahatsız olmaması düşünülmüş. Evlerde yatak odası diye bir alan bulunmuyor. Dolaplarda ise yastık ve yorganların olduğu yüklük adı verilen bir bölme vardır. Bu bölmenin altında ise yıkandıkları banyo bulunuyordu. Öyle güzel dizayn edilmiş ki her oda da bir çekirdek aile çok rahat bir şekilde ihtiyaçlarını giderebiliyordu. Evlerde hemen her oda da tavanlarda ahşap süslemeler yer almaktadır. Sadece çocukların dikkatinin dağılmaması için onlara ait oda da bu süslemeler kullanılmamış.

Odalarda sergen adı verilen raflar bulunurmuş. Bu raflara sabun konularak hem evin güzel kokması sağlanmış hem de kız görmeye gelenler burada toz olup olmadığına bakarak, kızın temizliği hakkında fikir sahibi olurlarmış.

Safranbolu’da Yemek Kültürü

Safranbolu, Batı Karadeniz’de bulunması nedeniyle hem Karadeniz hem de iç Anadolu yemek kültürünü harmanlamış özel bir yerdir. Safranbolu gezisi sırasında ister istemez acıkacaksınız ve bu kadar yol gelip gezdiğiniz yerlerin özel tatlarını denemek isteyeceksiniz. Şimdi mekan mekan bu enfes tatlara yakından bakalım. Yalnız şunu da belirteyim. Esnaf, Safranbolu’yu kullanarak fiyatları çok yüksek tutmaktadır.

-Çevrikköprü Restaurant

Safranbolu Kastamonu yolunun 12. km’sinde yer alan restaurant kuyu kebabı ile ünlü. Safranbolu merkezde de şubesi var ancak kuyular burada bulunduğu için kuyu kebabının merkezi durumunda. Mekanın altından Araç çayı geçiyor. Mekanın doğa içindeki güzelliğini kullanarak fiyatlarda ve porsiyonlarda ciddi bir oynama yapılmış. Porsiyonlar 200 gr’dan az gibi duruyor. Fiyatı da yaklaşık 60 lira civarı. Dilerseniz yine yörenin çok meşhur olan pidesi Bükme’yi deneyebilirsiniz. Bükme pide içeriğinde ıspanak, soğan ve kıyma bulunuyor. Ancak sanırım biraz ıspanağı ve soğanın bolluğu yüzünden kıyma kendisini çok belli edemiyor. Çevrikköprü Restaurant bu konuda sınıfta kaldı diyebiliriz. Ancak yörenin bu eşsiz lezzetlerini bir restauranta heba etmemiz düşünülemez.

-Safranbolu Sofrası

Safranbolu’da ne yenir sorusuna en güzel cevapları Safranbolu Sofrasında verebiliriz. Yemek öncesi gelen domates sosu ile biberli lor peyniri ve yanında pidesi ile eşsiz bir giriş yapıyorsunuz. Burada değişik sunumu ile yaprak sarması deneyebilirsiniz. Etli sarmanın üzerine yine domates sosu ve yoğurt dökülerek servis ediliyor. Domates sosu ile yaprak sarmasını sanırım başka yer de yan yana göremezsiniz. Yine sadece bu yöreye özgü yiyebileceğiniz “yayım” yemeğinden de sipariş edebilirsiniz. Özellikle iç Anadolu yöresinde erişte makarnanın yeri bir ayrıdır. Yayım ’da erişte makarnasının üzerine ceviz serpiştirilerek hazırlanmış basit ama doyurucu bir yemektir. Eğer yayım denemezseniz Peruhi yemeğini denemenizi tavsiye ederim. İkisi aynı anda olmaz çünkü ikisi de hamurdan yapılıyor. Peruhi, mantı gibi ama içinde et yerine şırınga yardımı ile süzme yoğurt ilave ediliyor ve o şekilde pişiriliyor.

Çok fazla yemek üzerine mekan olduğu için detaylara boğmak yerine birkaç restauranttan örnekler verdim. Yemek dışında da yöreye özgü içecek ve atıştırmalıklarda bulunuyor. Mesela Bağlar gazozu, her yörenin kendine özgü gazozu olduğu gibi bu yörenin de bulunuyor. Tadı biraz daha farklı olduğu hissi veren depozitolu şişelerden almanızı tavsiye ederim. Sonra tabi ki dillere destan o Safran Lokumu. Safran üretimi nedeniyle adını bile buradan alan Safranbolu’da ne yazık ki onun da üretimi azalmış durumda. Diğer lokumlara göre nadir bulunan safrandan dolayı biraz pahalı ama sonuçta yöresel olduğu için mutlaka almalısınız. Su da haşlanan hamur sonra odun fırınında susamsız şekilde pişirilen Su simidi tadı efsanedir. Son olarak da en meşhur yiyecek tabi ki pastırma. Kayseri ve Kastamonu pastırma konusunda yarışıyor ama Kastamonu pastırması öne geçti diyebiliriz. Tabakoğlu pastırma işletmesinde mutlaka pastırma almalı ve tatmalısınız.

Safranbolu’da Hediyelik Eşya Almak

Safranbolu’da hediyelik eşya almak diğer yerlere göre çeşitlilik bakımından bol olduğu için biraz daha kolaydır. Özellikle sadece bu bölgede bulunan Safran ve safran türevlerini (Safran otu şifa kaynağıdır) alıp hediye edebilirsiniz. Hemen her dükkanda bunla ilgili bir şey bulmanız mümkündür. Meşhur Safranbolu lokumlarından paketler yaptırarak, gideceğiniz yere götürebilirsiniz. Uzun süre kaldığı için fazlaca alabilirsiniz. Safranbolu merkezde bulunan büyük çarşıda ise çok güzel minik dükkanlar bulunur. Buralardan da takı, süs eşyası yanı sıra yöresel el ürünleri de bulunmaktadır.

Safranbolu’ya Ne Zaman, Nasıl Gidilir?

Karabük iline bağlı olan Safranbolu’ya nasıl gidilir? diye merak edenler hiç endişe etmesin hemen her yerden ulaşım çok basittir. Mimarisi ve yaşam biçimi nedeniyle herkesin gıpta ile baktığı bu güzel beldeye eğer uçak ile gitmek isterseniz, Kastamonu hava alanına inmeniz gerekecek. Safranbolu buradan 136 km mesafede bulunuyor. Ancak buraya çok fazla tarifeli sefer olmadığı için insanlar genellikle Ankara üzerinden ulaşım sağlıyorlar. Ancak Ankara hava alanı bölgeye 240 km uzaklıkta olduğunu belirtelim.

İstanbul’dan gidecekler için aslında hiç de uçağa gerek kalmıyor. İstanbul Safranbolu arası 410 km mesafede bulunuyor. Özel araç ile 4 saat 30 dakika da ulaşabilirsiniz. Gerede gişelerinden çıktıktan sonra Samsun yönüne değil de Karabük yönüne dönerseniz Safranbolu’ya ulaşabilirsiniz.

İzmir’den Safranbolu’ya gitmek isteyenler için ise 775 km yolu kat etmeleri gerekecek. Akhisar, Balıkesir, Gebze güzergahını kullanarak TEM’e bağlanılır ve Gerede gişelerinden çıkılarak Karabük tabelası takip edilir. Bu mesafede özel araçla yaklaşık 8 saat 30 dakika sürmektedir.

Safranbolu’ya ne zaman gidilir? sorusunun yanıtı aslında tamamen sizin zevkinize kalmış bir durumdur. Ancak kışların çok sert geçtiğini belirtmek gerekir. Yazın kurak olsa da rahat rahat gezmek için en ideal zamanlardır, tabi kalabalığı saymazsak. Kış döneminde de çok fazla yağış ve kar aldığı için de özellikle fotoğraf için tercih edecek insanlar vardır. Safranbolu’ya özellikle yaz aylarında dışarıdan inanılmaz fazla turist gelmektedir. Tayvanlısı, Çinlisi derken küçücük şehir de trafik durma noktasına gelir.

Safranbolu’da Nerede Kalınır?

Karabük ilinin en gelişmiş yeri olan Safranbolu öyle tek günde gezilecek kadar dar bir kültüre sahip değildir. Doya doya her yeri gezmek ve içinize sindirmek için günlere yayılmalıdır. Bunun içinde konaklamanız gerekir. Safranbolu’da nerede kalınır? sorusunun yanıtını burada bulacaksınız.

Safranbolu’da konaklama imkanında asla sorun yaşamazsınız. Ağırlıklı olarak oteller kent merkezi, eski kent merkezi ve Bağlar mevkiinde konumlanmıştır. Eğer çok daha merkezi yerde olsun, öyle yokuşlu yollarla falan uğraşmayım derseniz kent merkezinde ki otellere bakacaksınız. Daha nostaljik ve tarihi buram buram içinizde yaşamak istiyorsanız da eski kent merkezinde bulunmalısınız. Burası adeta tarihi açık hava müzesidir. Bağlar mevkii ise yüksek bir kesimde bulunur ve yerel halk burayı yazlık olarak kullanır. Çünkü orada hava daha serin olduğu için, kurak olan iklimden bir nebze de olsa kaçabiliyorlar.

-Güneş Konak

Geleneksel bir evden dönüştürülen otel 6 odaya sahip. Tesiste oda kahvaltı seçeneği ile yeteri kadar beklentinizi karşılayacaktır. Eğer klasik otellerden sıkıldıysanız burası tam size göre bir yer.

-Mehveş Hanım Konağı

Diğer bitişik nizamda ve sonradan çevrilen otellerin çok ötesinde bir yer. Geniş güzel bir bahçeye sahip, 8 odası bulunan çok rahat ve konforlu bir butik otel. Ortak kullanımda bulunan çamaşır ve bulaşık makinesi ile ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. Müthiş bir Osmanlı mimarisi ile donatılmış odalar ile konaklayabileceğiniz ender bir güzelliği bünyesinde bulunduruyor.

-Gülevi Safranbolu

Eski kent merkezinde yer alan otel 220 yıllık olup, ödüllü bir mimar tarafından restorasyonu yapılarak otele dönüştürülmüş. 16 odaya sahip olan tesis, geleneksel çizgileri modern çizgiler ile harmanlayarak misafirlerini ağırlıyor. Otelin bahçesi yeteri kadar büyük olduğundan yürüyüşlerinizi burada yapabilirsiniz. Kitap okuma odası da bulunan tesiste, her sabah geleneksel Türk kahvesi ikram ediliyor.

Safranbolu’da konaklama konusunda asla sıkıntı yaşamazsınız. Dilediğiniz bölgesinde dilediğiniz tarzda butik oteller mevcuttur. Şimdi bu yazı ışığında bir plan yaparak bu eşsiz yeri bizzat yaşamak için harekete geçin.

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Gezi Rehberi
Doğa Sporları için En Gözde 8 Lokasyon

Doğa sporları pek çok çeşidi bulunmakla birlikte ülkemiz doğası gereği pek çok doğa sporuna elverişli alanlar barındırmaktadır. Seçtiğiniz doğa sporuna...

Doğa Sporu Sevenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler

İnsanlığın varoluşundan beri toprakla, yağmurla ve rüzgarla iç içe yaşamımızı sürdürdük ancak insanlığın gelişmesi ve teknolojinin bizi doğadan uzaklaştırması sebebiyle...

Yeni Başlayanlar için Doğa Sporu Ekipmanları

Doğa sporları doğada yapılması sebebiyle bizi beklenmedik ya da değişken koşullar karşısında hazırlıklı olmaya yöneltmektedir. Öngörülmemiş bir yağmur, hızla soğuyan...

Kapat