Site Rengi

Yeni Döngü

Su ve petrol deposu Antarktika

Su ve petrol deposu Antarktika
YENİ DÖNGÜ

 

Uzun yıllardan beri ülkelerin bilimsel araştırma üssü olan Antarktika, aynı zamanda 2012-2017 yılları arasında 219 milyar ton buz kaybıyla da iklim değişikliğinin çarpıcı bir şekilde gözlemlendiği dünyanın ülkesiz kıtasıdır. Ütopik gelse de sadece bilimsel araştırmaların yapıldığı, doğal koruma alanı ilan edilen ve Antarktika Antlaşması ile korunan bu kıta; dünyanın kliması, termostatı olmasının yanı sıra tam bir su ve petrol deposudur.

 

Silahlanma yasaklandı

 

Tüm bu kıymetli kaynakların yer aldığı kıta, elbette devletlerin iştahını kabartmış. Bu sebepledir ki Antarktika Antlaşması (AA), 1959 yılında toprak iddiasında bulunan yedi devletle, (Arjantin, Avustralya, Şili, Fransa, Yeni Zelanda, Norveç ve Birleşik Krallık), Antarktika’yı yakından takip eden öteki devletler (ABD, SSCB, Japonya, Belçika ve Güney Afrika) arasında Washington’da bir araya gelinerek hazırlandı. Bu antlaşma 1961 yılında yürürlüğe girdi ve Türkiye 1995 yılında taraf oldu. Ülkesiz kıta için hazırlanan bu antlaşmada; “Antarktika’nın barışçıl amaçlarla kullanılması, nükleer silahların yerleştirilmesi ve askeri denemelerin yasaklanması, mevcut veya potansiyel toprak iddialarının dondurulması ve yeni iddiaların tanınmayacak olması, bilimsel araştırmaların teşviki, milletlerarası bilimsel iş birliğinin desteklenmesi” maddeleri yer almaktadır.

 

Zaman içerisinde bu maddelerin yetersiz kalacağı düşüncesiyle AA’ya taraf olan 12 devlet, 1961’den itibaren bütün kıta için geçerli olacak bir Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) oluşturdu. Ek sözleşmeler silsilesinin ilki 1964 yılında Antarktik Flora ve Faunasının Korunması için İttifak edilen Önlemler Sözleşmesi imzalandı. Bununla Antarktika bölgesi ‘Özel Koruma Alanı’ ilan edildi. Ardından 1972 tarihli Antarktik Ayı Balıklarını Koruma Sözleşmesi ve 1980 tarihinde de Deniz Canlı Kaynaklarının Korunması Hususundaki Sözleşme kabul edilir.

 

İştah kabartan petrol rezervi

 

Antarktika kıta sahanlığında tahmini olarak 203 milyar varil petrol rezervinin olduğu düşünülüyor. Öyle ki 1960’lı yıllarda Antarktika’nın madenlerinin nasıl işletileceği sorunu gündeme gelir. Bu belirsizlik 1988 yılında Antarktika Maden Rezervleri Faaliyetlerinin Düzenlenmesi Sözleşmesi ile giderilir. 1991 yılında ise kritik bir anlaşmaya imza atılır. 1991 Madrid Çevre Koruma Protokolü (PEPAT) ile Antarktika’da 50 yıl boyunca maden arama ve işletilmesi yasaklanır. Bu madde tartışmaların alevlenmesine neden olur. Şili, konuyla ilgili olarak bir çalışma grubunun kurulmasını ve protokolde geçen terimlerin açıklığa kavuşmasını önerir. Tahmin edeceğiniz gibi bu teklif reddedilir. İtiraz eden devletler ise karmaşıklığın bilerek yapıldığını savunur. Tartışmaların odağındaki protokol, 14 Ocak 1998’de yürürlüğe girer.

 

Tatlı su deposu

 

Dünya gündemini çokça meşgul eden bir diğer önemli konu ise su kaynaklarının her geçen gün giderek azalmasıdır. Buna karşılık Antarktika’daki tatlı su kaynaklarından pek kimse söz etmemektedir. Muhtemeldir ki dünyanın acil durum sığınağı olan Antarktika, geleceğimiz için büyük önem taşıyor. Halihazırda kıtada %65 içilebilir su kaynakları bulunuyor. 14 milyon metrekare büyüklüğündeki bu kıtanın, %98’i buzullarla kaplıdır. Bu buzul ve kar örtüsünün altında şu ana kadar bilinen 300 kadar göl bulunmaktadır. Üstü buz, altı dünyanın çekirdeğinden yayılan sıcaklıkla eriyik kalabilmektedir. Kıtanın üstündeki buz tabakasını kalınlığı ise 1.6 kilometredir. Ancak son dönemde sıklıkla karşılaştığımız iklim krizinin izleri Antarktika’da da kendini gösteriyor. 2012’den önce kıta, 76 milyar ton buz kaybetti. 2012-2017 yılları arasında ise bu rakam 219 milyar tona kadar çıktı. Olası erimelerin boyutu bütün buz katmanında görüldüğü takdirde dünyadaki su seviyesinin 58 metre kadar yükselmesi öngörülüyor.

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Köşe Yazıları
Son Araştırma Sonuçları: Okumak Beyin Kıvrımlarınıza Enerji Veriyor

Okumak sadece kafanızı doldurmaz, aynı zamanda beyninizi de besler. Bu kitapların büyüsü üzerine bilimin yaptığı en son saptamalardan birisi olarak...

Teknolojinin Önemi ve Günümüzdeki Yeri!

Dünyanın birçok yerinde teknolojinin önemi ve üstünlüğü tartışmasız belli bir seviyeye ulaşmış durumda. İnsan gücüne sağladığı yarar, her geçen gün...

İnternetteki Görsel Eğitim ( Videolu ) İle Başarılı Olabilir Miyim?
Görsel Eğitim İle Başarılı Olabilir Miyim?

Görsel Eğitim ( Videolu ) İle Başarılı Olabilir Miyim? “İnanmak, başarmanın yarısıdır.” diye bir sözle bu sorunun yanıtını kestirelim atalım....

Kapat