Site Rengi

Yeni Döngü

Türk Bilim İnsanları ve Araştırmaları

Türk Bilim İnsanları ve Araştırmaları
YENİ DÖNGÜ

Türk bilim insanları bilim tarihine birçok katkısı bulunan bilim insanlarıdır. Bilim tarihi ilk uygarlıklarla beraber başlamıştır. Yazının bulunmasıyla hızlanan bu gelişmeler oradan Mısır’a geçmiştir. Antik Ortadoğu ve eski Yunan kavimlerinden sonra Hindistan ve Çin bilimin önderliğini eline almıştır. Kümülatif şekilde ilerleyen bilim buradan Türk bilim insanları vasıtasıyla İslam medeniyetlerine oradan da Avrupa’ya uzanmıştır. Çalışmalarıyla önce çıkmış bazı ünlü Türk bilim insanları şunlardır.

Farabi

Büyük Türk-İslam düşünürlerinden biri olan Farabi, İkinci öğretmen diye de anılmaktadır. 870 yılında doğup 950 yılında ölmüştür. Daha çok felsefeyle ilgilenmiştir. Aristo’nun yolundan giderek bilimleri sınıflandırmıştır. Bilimleri şu beş başlık altında toplandığına inanmıştır:

  • Dil Bilimi
  • Mantık Bilimi
  • Öğretme bilimi
  • İlahiyat
  • Medeni Bilimler

Yaklaşık yüz tane kitap yazan Farabi’nin kitapları birçok dile çevrilmiştir. Avrupa’da Avennasar olarak bilinmektedir.

Biruni

973 yılında doğup, 1048 yılında hayata gözelerini yuman en önemli Türk bilim insanları arasında yer almaktadır. İsmi Beyruni olarak da bilinmektedir. Tarih, coğrafya, doğa bilimleri, matematik ve bilhassa astronomi çalışmalarıyla ün kazanmıştır. Yaklaşık 180 tane eseri bulunmaktadır. Bunlardan sadece 27 tanesi günümüz gelmeyi başarabilmiştir.

Çoğu yapıtının Latinceye çevrilmemesi dolayısıyla bugünlere gelememesinin sebebi yazdığı dilin çok ağır olmasından kaynaklandığı söylenmektedir.

Astronomi

 

En önemli eseri el-Kanunü’l Mesudi Fi’l-Heyeti ve’n- Nücum adlı eseridir. Bu eseri günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Fakat çoğu bölümü de kayıptır. Bu eserinde Dünya’nı kendi ekseni etrafında döndüğüne dair olumlu görüşlerde bulunmuştur. Ayrıca meridyen yaylarının uzunluğunu da hesaplayabilmiştir. Bu sayede Dünya’nın yarıçapını hesaplamıştır.

Boylam farkının hesaplanması enleme göre daha zordur. Fakat Biruni bu noktalar arasındaki uzaklık ve enlem farkını kullanarak boylam farkı bulma yöntemi geliştirmiştir.

Bu eseri ile birlikte Kitabu Tastihü’s-Suvar ve Tabtihi’l-Kuvar isimli yapıtı 1922 yılında Almancaya çevrilmiştir.

Matematik

Trigonometride bugün kullanılan birim çemberin kullanılmasını öneren bilim adamıdır. Ayrıca trigonometrik fonksiyonların birer oran yani reel sayı olduğunu vurgulayan bilim adamıdır.

Bunun yanında geometride açı kavramıyla uğraşmıştır. Cebirde ise permütasyon ve polinom gibi konularda çalışmaları vardır.

Fizik

 

Günümüzde özgül ağırlık hesaplanırken piknometre adı verilen alet kullanılır. İşte bu aletin ilk örneği Biruni tarafından yapılmıştır. Adına konik aygıt demiştir. Bu aletle 23 katının ve 6 sıvının özgül ağırlıklarını belirlemiştir. Bu çalışmasını 1048 yılında yazdığı Kitabu’l-Camahir fi Marifeti’l-Cevahir isimli kitabında belirtmiştir. Bu eseri Almancaya çevrilen eserlerinden birdir.

Coğrafya

 

Günümüzde üniversiteye geçiş sınavlarında sorulan herkes tarafından bilinen bazı havzaların akarsuların getirdiği alüvyon topraklarla dolması fikrini o zamanlar ortaya atmıştır. O zamanlar için tespit etmesi çok zor olan bu fikre gözlemleri sonucunda varmıştır. Bu fikrin ve daha birçok fikrin yer aldığı ve jeodezi alanında ilk kitap olan Tahdidu Nihayati’l-Emakin li Tashihi Mesafati’l-Mesakin isimli kitap ona aittir. Bu kitabı 1025 yılında yazmıştır. Tek yazma kopyası İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

Tarih

 

Bu alanda ise yazdığı el Asaru’l-Bakiye ani’l-Kuruni’l-Haliye isimli kitabı İngilizce ve Almancaya çevrilmiştir. Chronology of Ancient Nations ismiyle 1879’da çevrilen bu kitapta sadece kronolojik sıra bulunmamaktadır. Bunun yanında toplumsal yapılar ayrıntısıyla incelenmektedir.

Tıp

Bu alana ise Kitabu’s-Saydane isimli kitabıyla katkıda bulunmuştur. Bu kitapta yüzlerce bitkinin ne gibi hastalıklara deva olacağına dair bilgiler yer almaktadır. 1932 yılında Almancaya çevrilmiştir.

El Cezeri

Gerçek adı İbnü’l İzz olan Cezeri 13. Yüzyılda yaşamıştır. Bir tüccar oğlu olduğu yazdığı önemli eserinden öğrenilmiştir.

1206 yılında tamamladığı yapıtının adı el-Cami beyne’l-İlm ve’l-Amelü’n Nafi fi Sanati’l-Hiyal’dir. Bu eseri altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde eşit ve eşit olmayan zamanları anlatmıştır. Eşit olmayan zaman fikri 1700’lü yılların sonuna kadar Avrupa’da kullanılmıştır.

Bu kitabında teorik bilgilerden daha çok görsel bilgilere önem vermiştir. Yani bilgilerin uygulamada ne kadar uygulanabildiğiyle daha çok ilgilenmiştir. Geliştirdiği robot hizmetçiyle günümüz robotik biliminin öncüsüdür. Bu robot hizmetçi sahip olduğu farklı depolardaki suyun miktarını ölçerek ne zaman su dökeceğini hesaplamaktadır. Yaptığı otomatik makinelerle günümüzdeki mekatronik biliminin öncüsü unvanını almıştır.

 

Ali Kuşçu

Ali Kuşçu ünlü Türk matematikçiler arasında yer alır. Semerkant’ta tam olarak kaç yılında doğduğu bilinmeyen ünlü bilim adamı 1474 yılında İstanbul’da ölmüştür. Daha çok astronomi ve matematik ile ilgili çalışmalarda bulunmuştur. Babası Timurlu hükümdarı Uluğ Bey’in doğancısı olduğu için kuşçu lakabına sahiptir.

Ali Kuşçu’nun ilk çalışması astronomi ile ilgilidir. Ay’ın evrelerini anlatan bir çalışma yapmıştır. Uluğ Bey’in öldürülmesi sonucu Akkoyunlu Devleti’ne sığınmıştır. Oradan da elçi olarak Osmanlı Devleti’ne gönderilmiştir. Devrin Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet tarafından çok iyi karşılanan Ali Kuşçu’ya Ayasofya Medresesi’nde ders vermesini önerdi. Bu öneriyi kabul eden bilim adamı İstanbul’a yerleşti.

Burada çalışmalarına hız veren Ali Kuşçu’nun başlıca çalışmaları şunlardır:

Düzenlendiği dönemdeki en üst kuramsal matematik bilgilerini içeren bir şerh yazmıştır.

Yazdığı başka önemli eser ise yine astronomi ile ilgilidir. Adı Risaletül Fethiyye olan bu kitap üç bölümdür. İlk bölüm Gezegenlerin şekli ve hareketi hakkındadır. İkinci bölüm Dünya’nı şekli ile ilgilidir. Üçüncü bölümde de Dünya’nın diğer gezegenlerle olan ilişkisinden bahsedilir.

Kısacası astronomi ve matematik alanında çağın ilerisinde olan çalışmalarıyla Türk bilim insanları arasında yerini almıştır.

Piri Reis

Türk bilim insanları arasında yer almayı hak eden ünlü denizcidir. 1470 yılında doğmuş 1540 yılında ise vefat etmiştir. Ömrü savaşlarda geçmiş olan bu denizci bilime çeşitli katkılarda bulunmuştur.

1513 yılında Dünya Haritası çizmiştir. Bu haritayı 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’ sunmuştur. Daha sonra 1525 yılında tamamladığı denizcilik bilimi ile ilgili eser olan Kitab-ı Bahriye yapıtını Kanuni Sultan Süleyman’a sundu.

Daha sonra 1528 yılında ikinci bir dünya haritası çizdi. Bu ikinci çizdiği harita dönemin haritalarının en gelişmişi olarak kabul edilmektedir. Günümüzdeki bilgilere çok yakın şekilde çizilmesi ise hayret uyandırmaktadır.

Mimar Sinan

Türk bilim insanları arasında belki de en bilinenidir. Çünkü ülkemizde hala da ayakta duran birçok eseri mevcuttur. 1492 yılında doğmuş, 1588 yılında hakkı rahmetine kavuşmuştur. Yeniçeri olarak orduya katılan Sinan, ordunun sefer sırasında ihtiyacı olan yapıları yapmakla görevliydi. Boğdan seferinde Prut Irmağı üzerine kimsenin yapamadığı köprüyü inşa etmesiyle padişahın gözüne girmiştir. Böylece Baş mimarlık makamına getirilmiştir.

Gittiği seferler sayesinde, oralarda bulunan yapıları mimar gözüyle incelme imkan bulan Mimar Sinan, inşa ettiği ve günümüze kadar hala ayakta duran eserleriyle ne kadar büyük bir Türk Bilim adamı olduğunu göstermiştir.

 

 

Yukarıda adı geçen Türk bilim insanları dışında Akşemsettin, Takiyüddin, Uluğ Bey, Katip Çelebi, Evliya Çelebi gibi isimler de bulunmaktadır.

 

Yaşayan Türk Bilim İnsanları

Geçmişte yaşamış bilime büyük etkilerde bulunmuş Türk bilim insanları yanında günümüzde halen yaşamakta olanlar da vardır. Bunlara kısaca şöyle değinebiliriz. Yaşayan Türk bilim insanları arasından bazılarına ve yaptıkları çalışmalara değinelim

Aziz Sancar bunlardan ilkidir. Aziz Sancar 2015 yılında kimya dalında Nobel Ödül’ünü almaya hak kazanmıştır. Bu ödülü almasını sağlayan çalışması DNA üzerine yaptığı çalışmalardır.

Feryal Özel ise NASA’nın yaptığı kara delikleri görüntülemek için kurduğu ekibin başındaki isimdir.

Canan Dağdeviren, 1985 doğumlu olan ve Harvard’da genç akademi üyeliğine seçilen bilim kadınıdır. Kalp pili çalışmalarında devrim niteliğinde bir çalışması mevcuttur.

Gözde Durmuş ise dakika kadar kısa bir sürede kanser testi yapan çipin mucididir. O da 1985 doğumlu bir bilim kadınıdır.

1975 doğumlu bir başka yaşayan Türk bilim insanları arasına adını yazdıran kişi Mete Atatüre olmaktadır. Cambridge Üniversitesi’nde kuantum üzerine çalışmalar yürütmektedir.

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Bilim
Kök Hücre Nedir?

İnsan vücudunu oluşturan 200 kadar birbirinden farklı hücre bulunmaktadır. Bu hücreler farklı tipli hücrelerdir. Hücre fonksiyonları her ne kadar birbirinden...

NASA InSight: Mars’ta deprem

Nasa’nın InSight görevi Mars’ın yüzlerce depremini kayıt altına aldı. InSight görevinin ilk sonuçları, Mars’ın mekanını ve jeolojisini bizlere aktardı. Dışarıdan...

Teknolojide Grafen Devrimi

Teknolojide grafen devrimi yaşanıyor. Tanrı Materyali olarak anılan grafen kağıt kadar ince, çelik kadar sağlam, tüy kadar hafif ve süper...

Kapat