Site Rengi

Yeni Döngü

Yıldızlar Neden Yanıp Söner Gibi Görünür

Yıldızlar Neden Yanıp Söner Gibi Görünür
YENİ DÖNGÜ

Hepimiz zaman zaman bilerek ya da farkında olmadan gözlerimizi gökyüzüne dikeriz. Ve her seferinde sanki yıldızlar göz kırpar gibi titreşirler veya bir başka deyişle yanıp söner gibi görünür. Bu yazımızda işte tam bu meseleyi bilimsel olarak anlatmaya çalışacağız. Dilerseniz başlayalım bakalım Yıldızlar Neden Yanıp Söner Gibi Görünür?

Aslında Yıldızlar Titreşmez

Aslına bakacak olursanız yıldızlar ne titreşir ne de yanıp yanıp söner. Cepheid değişkenleri de dahil yıldızlar da dahil hiçbir yıldızın ışığı akşam karanlığında titreşmez. Hatta ışıkları sabittir! Yanıp yanıp söner gibi görünmesinin asıl nedeni gözlerimizin onu görme çabasındandır. Kısacası yıldızların ışıkları gözlerimize ulaşana dek dünyamızın etrafını kaplayan atmosferden geçmek zorundadır. İşte yıldız ışıklarının atmosferden geçerek gözlerimize ulaşırken geçirdiği şey bize yıldız ışığının titreşir gibi görünmesine neden olur.

Atmosferimiz sakinken yani olabildiğince net * temiz * bulutsuz iken gökyüzünde yıldızlara bakan kişiye ulaşana kadar aynı yolda yıldızdan çıkan ışınların tamamı düz olarak ilerler. Bunun sonucu olarak da yıldız ışıldamaz yani aynı parlaklıkta görünür. Yıldızların yanıp yanıp söner gibi görünmesinin nedeni dünya atmosferimizde yaşanan hareketliliklerdir. Atmosferde yaşanan değişimler sonucu yıldızdan gelen ışınlara baktığımızda titreşir gibi görünür. Halbuki ışınlar ulaşırken aynı yolu ve aynı düzlemi takip eder.

Eğer bir yıldız dünya ufkuna yakın ise onun yaydığı ışınlar çok daha fazla oranlarda titreşmektedir. Çünkü o yıldızın ışınları dünyamızın sahip olduğu atmosfere neredeyse teğet dediğimiz bir yakınlıkta girer ve bunun sonucu olarak atmosferimiz içerisinde çok daha uzun bir yol takip eder. Dolayısı ile yıldızın ışınları o yıldızın gökyüzünde çok daha yüksekte kaldığı konumuna oranla daha kalın bir dünya atmosferi katmanından gitmek zorunda kalır.

Bildiğiniz gibi dünya atmosferi değişkendir. Sürekli sıcak ve soğuk hava katmanlarının yer değiştirmesinin yaşandığı hava olaylarına ev sahipliği yapar. Sıcak hava katmanları çok daha az yoğunluk seviyelerine sahiptir ve bu durum ışığın daha az seviyelerde kırılmasına neden olur. Soğuk hava katmanları ise çok daha yoğundur ve ışıkların daha fazla kırılmasına olanak tanır. İşte bu durumları göz önünde bulundurduğumuzda yıldızdan gelen ışınların binlerce kilometrelik kalınlığa sahip dünya atmosferi içerisinde soğuk – sıcak hava katmanları arasından geçişi sırasında değişik miktarlarda kırılmalar sağlar.

Sizlerin de bildiği gibi beyaz ışık aslında birden fazla rengin bir araya gelmesi ile oluşmaktadır. Her rengin sahip olduğu dalga boyutları ise birbirinden değişiktir. Bu renkler dünya atmosferinden girerken farklı açılarla kırılmaya uğramaktadırlar. Renk renk değişik açısal boyutlarda kırılmaya uğrayarak bize göz kırpıyor gibi görünen yıldız ya da yıldızların daha renkli parlama olaylarına neden olur.

Bu renk kırılması olaylarını gündelik yaşantımızda da gözlemleyebiliriz. Örneğin sıcak bir yaz günü yaşadığımız sırada düz bir asfalttan ya da kumlardan havaya doğru giden bir sıcak hava dalgasının çok daha uzağımızda yer alan cisimlerin görüntülerini daha bulanık gösterdiğiniz ya da sanki sürekli hareket ediyormuşcasına titreştiklerini görmüşsünüzdür. İşte yıldızların sanki yanıp yanıp sönüyormuş gibi görünme durumları ile burada anlatılan durum neredeyse aynı koşullardan kaynaklanmaktadır. Sıcak – soğuk hava katmanlarının yer değiştirmesi bu yanıp yanıp sönme efektine uygun zemin hazırlamaktadır.

Galaksimizdeki Gezegenlere Bakalım

Bir gece yarısı özellikle açık havalarda örneğin bir yaz günü baktığımızda gördüğümüz en net – en yakın ve en parlak yıldızlar aslında galaksimizdeki güneş sistemimizin beş gezegenlerinden biridir. Bunlar Venüs, Mars, Jupiter, Satürn ve Merkür’dür. Ve bunlara baktığımızda çok daha az yaşanan bir titreşime şahit oluruz. Çünkü bu gezegenler dünyamıza daha yakındırlar ve dolayısıyla daha az titreşir gibi görünürler ya da hiç titreşmezler yani çok net olarak görünürler. Bu gezegenleri diğer yıldızlardan çok daha kolay ve pratik olarak ayırt edebiliriz. Bunu söyler söylemez şu soruyu sorabilirsiniz: Peki bu gezegenlerin ışınları da bizim atmosferimizden geçerek gözlerimize ulaşıyor. Neden diğer yıldızlar gibi ışın kırılması yaşanmıyor?

Hemen Açıklayalım

Az önce belirttiğimiz gibi bu gezegenler kendi galaksimizde hatta kendi güneş sistemimizde yer alan gezegenlerdir. Daha büyüktürler ve daya yakındırlar. Söz konusu bu koşullar nedeniyle açısal büyüklükleri de diğer yıldızlara nazaran daha nettir. Açısal büyüklük sebebiyle bu gezegenlerden gelen ışınlar dünya atmosferinden daha kalın ve daha yoğun bir ışık – ışın demeti olarak geçişe uğrarlar. Yoğun – kalın demetler aynı kırılma oranlarına uğrasalar dahi fark edilebilir bir titreşim sergilemezler.

Kısacası yıldızların sahip oldukları açısal büyüklük oranları çok daha uzak olmasından dolayı neredeyse noktasal olarak ifade edilir. Baktığımız zaman yıldızlardan gelen ışıklar dünya atmosferinden yakın gezegenlere göre aşırı derecede noktasal – küçük olarak geçişe uğrarlar. Bu incelik * azlık – yoğunsuz ışık demetleri de atmosferdeki hareketliliklerden ötürü çok daha kolay ve kısa zamanda deformeye uğrayarak ortaya titreşimler halinde saçılır. Yani bize göz kırpan, titreşen, yanıp yanıp sönen bir yıldız görüntüsü sunar.

Açısal Büyüklük Nedir?

Yukarıda açısal büyüklük kavramını kullandığımız gibi ayrı küçük bir başlık da açalım dedik. Açısal büyüklüğü şöyle örnekleyebiliriz..

Kafamızı kaldırdık, vakit gece yarısı, bir bahar ya da yaz mevsimi, hava aydınlık. Gökteki cisimlere bakıyoruz. Gökteki cisimlerin yaydığı ışığı düşünelim:

  • Eğer baktığımız cisim bir gezegen ise onun yaydığı ışığa KALEM diyelim,
  • Eğer baktığımız cisim bir yıldız ise de onun yaydığı ışığa TOPLU İĞNE diyelim..

İşte açısal büyüklük kısacası budur. Cisim ne kadar yakın ve büyük ise o denli açısal büyüklük oranına sahiptir. Ne kadar uzak ve küçük ise açısal büyüklük seviyesi de o denli azdır.

Doğan Önal

 

 

 

YENİ DÖNGÜ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Daha fazla Bilim
COVID-19 Mitleri Ve Gerçekler Hakkında Daha Fazla Soru Ve Cevap

COVID -19 Salgınının kabus gibi üzerimize çöktüğü bu günlerde doğal olarak çeşitli kaynaklardan yanlış bilgi akışına maruz kalıyoruz. Girdiğimiz hemen...

Dünyada ki karınca çeşitleri
Dünya da Kaç Çeşit Karınca Var?

Evet, Dünya da kaç çeşit karınca var? Bu soru insanlık tarihi boyunca sürekli sorulup durulan en net sorulardan bir tanesidir....

Antimadde Nedir? Antimadde Yapmak Mümkün Mü? Antimadde Nasıl yapılır? Antimadde Geleceğin Umudu Mu? Kâbusu Mu?

Kuantum evreninde antiparçacıklardan oluşan maddelere antimadde adı verilmektedir. Anti parçacıklar, Antiproton, Antinötron ve Pozitron olarak adlandırılırlar. Her anti maddenin kendini...

Kapat